Kpss Dershanesi

Özel Arama
9/7/2009 - 2009 KPSS VATANDAŞLIK SORULARININ ANALİZİ VE GENEL DEĞERLENDİRME
2009 KPSS VATANDAŞLIK SORULARININ ANALİZİ VE
                       GENEL DEĞERLENDİRME


        Sevgi değer adaylar 2009 yılı Kamu Personeli Seçme Sınavı gösterdi ki kamuya personel olarak girmek zorlaşmıştır ve daha da zorlaşacaktır.Bu durum uzun süreden beri derinden gelen, son yıllarda ise açıkça kendini  küresel düzeyde kendini hissettiren ekonomik ve buna bağlı olarak yaşanan toplumsal(sosyolojik,psikolojik ,siyasal) krizin bir sonucudur.Elbette, özellikle öğretmen atamalarında yıllardır uygulanan mili eğitim politikalarında ki yanlışlıklar, kamuya girme konusunda yaşanan sıkıntıların sebeplerinden biridir;ancak makro düzeyde sorunun temelini ekonomik ve mali bozukluk sonucu özel sektörün istihdam yaratamayışı ve kamunun “umut kapısı” olması oluşturmaktadır.Bu durumun sonucu olarak, kamuya yönelen aday sayısının fazla olması, elemeyi ön plana çıkaran merkezi bir sınavı zorunlu hale getirmiştir..

Konuya bu şekilde bir giriş yapmamın sebebi, 2008 yılı ile başlayan ve bu yıl yapılan sınavda da hissedilen, soruların zorluk derecesinin artmasının ve soruluş tarzının değişmesinin sebebini açıklayabilmektir. Bu nokta da, Kamu Personeli Seçme Sınavına hazırlanmak bütün branşlar için ve tüm yönleriyle fazlasıyla emek verilmesi gereken profesyonel bir hazırlık ve çalışmayı gerektirmektedir.
Vatandaşlık sorularının analizine geçmeden belirtmeliyim ki, özellikle öğretmen adayları için, zaten kavranılması zor ve çaba gerektiren bir alan olan hukuk sorularının zorluk derecesinin artması ve farklı konuların sorulması, yapılmasını bir hayli güçleştirmiştir.2008 yılı KPSS sınavından sonra, buradan yayınlanan yazımda da belirttiğim gibi, temel yurttaşlık bölüm sorularının bir kısmının, her yıl farklı konulardan gelmeye devam edeceğini ve eleyici olacağını düşünmekteyim.

Belirtmem gereken diğer bir husus ise, soruları zor yada kolay diye tasniflemem , adayların bu sınava hazırlandığını farz etmem ve özellikle sınava giren adaylar arasında hukuk eğitimi almayan adayların çokluğunu göz önüne, almamla ilgilidir.
Soruların kısaca değerlendirilmesi.


49. Aşağıdakilerden hangisi sosyal hayatı düzenleyen kurallardan biri değildir? (Kolay soru)

A) Din kuralları              B) Fizik kuralları             C) Görgü kuralları

                 D) Ahlak kuralları             E) Hukuk kuralları

Cevap“B” seçeneğidir.

Açıklama:
Bu grup içinde en kolay soru diyebilirim. Bilindiği gibi insan toplum içinde yaşayan sosyal bir varlıktır.Bu nedenle toplumsal bir düzen ve bunu sağlayan kurallar şarttır ve vardır.Bu kurallar kişilere yetki ve ödevler yükler.Bu kurallara uyulmadığında da mutlaka bir tepki müeyyide(yaptırım) söz konusudur. Toplumsal hayatı düzenleyen kurallar:
-Hukuk               -Ahlak
-Din                    -Görgü kurallarıdır.

Sosyal düzen kurallarından sadece hukuk kurallarına uyulmadığında gösterilen tepki yani yaptırım kamu gücüne dayanır ve maddidir. Diğerlerinin yaptırımı ise manevidir.


50.Kullanıldıkları zaman mevcut bir hukuki durumu tamamen ortadan kaldıran haklara ne ad verilir?(Zor soru)

A)Kişilik hakları
B)Kurucu yenilik doğuran haklar
C)Alelade haklar
D)Bozucu yenilik doğuran haklar
E)Değiştirici yenilik doğuran haklar

Cevap “D” seçeneğidir.


Açıklama:
Haklar kullanıldıkları zaman yarattıkları etki bakımından ikiye ayrılır:
-Yenilik doğuran haklar(İnşai haklar)
-Yenilik doğurmayan haklar

Yenilik doğuran(inşai) haklar, sahibi tek taraflı irade açıklaması ile yeni bir hukuki ilişki kurabilir, var olan durumu değiştirebilir ya da mevcut hukuki durumu sona erdirebilir.Öyle ise üçe ayrılır:

a)Kurucu yenilik doğuran haklar: Kullanıldığında yeni bir hukuki durum yaratır. Örneğin, kitabını satmak isteyen A" nın isteğini ,B" nin kabul etmesi durumun da satım sözleşmesi kurulmuş olur.(B" nin kabul beyanı kurucu yenilik doğuran bir hakkın kullanılmasıdır)

b)Değiştirici yenilik doğuran haklar: Kullanıldığında var olan hukuki durum devam etmekle birlikte yapısında değişiklik meydana getirir.Örneğin, satış sözleşmesinde(A" nın satıcı S" den cep telefonu satın alması), satılan mal ayıplı çıkarsa(Cep telefonu A" nın beklediği özellikleri taşımıyorsa)alıcı bu malın hatasız olanla değiştirilmesini yada bedelinden indirim yapılmasını isteyebilir.Alıcının(Yani A" nın) bu hakkını kullanması var olan hukuki ilişkide sadece değişiklik meydana getirir.

c)Bozucu yenilik doğuran haklar: Kullanılmasıyla var olan mevcut bir hukuki ilişkiyi sona erdirir. Örneğin,bir kira sözleşmesinde (hukuki ilişki) tarafların tek taraflı açıklaması ile sözleşmeyi sona erdirmesi, feshetmesi.Fesih(hukuki ilişkiyi sona erdirme) hakkı kullanıldığı an var olan mevcut hukuki durum(kira sözleşmesi) ortadan kaldırılmakta,hukuki ilişki bozulmaktadır.
Hukuk eğitimi almayan adaylar için gerçekten zor soru. Ancak soru cümlesinde yer alan “mevcut hukuki durumu tamamen ortadan kaldıran” ifadesinden yola çıkarak olumsuz bir kavram aranılıp “bozucu yenilik doğuran hak” şıkkı işaretlenebilirdi.

51. Aşağıdakilerden hangisi borçlar hukukuna hakim olan ilkelerden biri değildir? (Zor soru)

A) Sözleşme özgürlüğü ilkesi
B) Eşitlik ilkesi
C) Zaman aşımı ve hak düşürücü süreye uğramama ilkesi
D) Nispilik ilkesi
E) Üçüncü kişi aleyhine borç kurulamaması ilkesi

Cevap “C” seçeneğidir.


Açıklama:
Hukuk, Roma"dan beri iki ana sistematiğe ayrılır.
a)Kamu hukuku                         b)Özel hukuk(Eşit ilişkiler)
Devlet - Devlet                             Kişiler - Kişiler
Devlet –Uluslararası kuruluşlar      Devlet – Kişiler(Eşitlik olmak kaydıyla)    Devlet - Kişi(Devlet üstün taraf)


Haklar ileri sürülebilmeleri açısından ikiye ayrılır.
Mutlak hak: Herkese karşı ileri sürülebilen haklardır.(Mülkiyet hakkı gibi)
Nisbi hak: Sadece hukuki ilişkiye girilen tarafa karşı ileri sürülebilen haklardır.Alacaklı kime borç vermişse bu alacak hakkını sadece borçludan yada onun göstereceği kişilerden isteyebilir.Yani mutlak değil, nisbidir (kısmi,oransal).

Borçlar hukuku , medeni hukukun kapsamında yer almakla birlikte kendine ait ayrı bir kitabı olan ve taraflar arasında ki borç ilişkilerini düzenleyen özel hukuk dalıdır.
-Borçlar hukukunda tarafların kural olarak sözleşme yapma serbestisi vardır.
-Özel hukuk dalı olduğu için yukarıdaki açıklamadan da anlaşılacağı gibi eşit ilişkiler düzenlenir.
-Alacak- borç ilişkisi alacaklıya nisbi bir hak verir. Yani alacaklı borç ilişlisinde alacak hakkını sadece borçludan isteyebilir.(Mutlak herkese karşı ileri süremez).
-Yine nisbilik ilkesine bağlı olarak borç ilişkileri sadece taraflar arasında hüküm ifade eder. Diğer (üçüncü) kişileri bağlamaz ve onlara borç yüklenemez.
-Ancak borç ilişkisinde alacaklar belirli bir süre içinde talep edilmezse yada dava yoluna başvurulmazsa zamanaşımına uğrar ve talep edilemez. Alacaklar için, özel süreler belirtilmediği taktirde , genel zamanaşımı süresi 10 yılıdır.

52. 1982 Anayasası"na göre, TBMM"nin seçim dönemi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?(Kolay soru)

A) 2007 yılında gerçekleştirilen Anayasa değişikliği uyarınca TBMM seçimleri 5 yılda bir yapılır.
B) Meclis, seçim dönemi dolmadan üye tam sayısının en az salt çoğunluğunun oyu ile erken seçim kararı alabilir.
C) Meclisin, seçim dönemi dolmadan erken seçim kararı alması üzerine yapılan seçime ara seçim denir.
D) Cumhurbaşkanı, ülkenin herhangi bir nedenle siyasi bunalıma girdiğini düşündüğü her durumda, bu bunalımı çözme amacıyla TBMM seçimlerinin
yenilenmesine karar verebilir.
E) TBMM Genel Kurulu veya Cumhurbaşkanı tarafından yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri,yeni Meclisin seçilmesine kadar devam eder.

Cevap “E” seçeneğidir.


Açıklama:
TBMM seçim dönemiyle ilgili soru, diğer sorular göz önüne alındığında en azından bilinen bir konu olduğundan, kolay denilebilir.
-2007 yılı Anayasa değişikliği ile 5 yılda bir yapılan TBMM seçimleri 4 yılda bir yapılır .
-TBMM, seçim dönemi dolmadan istediği an ve belirli bir şarta bağlı kalmaksızın parlamento kararıyla seçimleri yenileyebilir. Bu şıkta üye tam sayısının salt çoğunluğu ifadesi oldukça detaydır. Çünkü, Anayasa seçimlerin yenilenmesine karar verilirken özel (nitelikli) bir sayı(oran) aramamaktadır. Yani normal karar alma sayısı toplananların salt çoğunluğu kuralı geçerlidir.Ancak adayların konulara çalışırken ,bu şıktan etkilenip, Anayasada belirtilmeyen sayılara takılmamalarını özellikle rica ederim.
- Meclisin, seçim dönemi dolmadan erken seçim kararı alması üzerine yapılan seçime “erken seçim” denir. Ara seçim, TBMM üyeliklerinde eksilme olması halinde, eksilen yerde yapılan seçimdir.
-Anayasa, Cumhurbaşkanının TBMM seçimlerini yenileme yetkisini kullanabilmesi için şartlar saymıştır. Beş maddeden oluşan bu şartların hepsinin ortak özelliği “Bakanlar Kurulunun(hükümetin) çeşitli sebepler 45 gün içinde kurulamaması” halidir. Doğal olarak bu şartlar gerçekleşmediği sürece Cumhurbaşkanı her durumda TBMM seçimlerinin yenilenmesine karar veremez.
-1982 Anayasası"nın,77.maddesinin üçüncü fıkrası, “Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar devam eder.” İfadesini kullanarak yasama fonksiyonunun sürekliliğini, kesintiye uğramaması gerekliliğini belirtmiştir.


53. Türkiye"de Anayasa Mahkemesi ilk kez hangi anayasal düzenlemede yer almıştır? (Kolay soru)

A) 1921 Anayasası"nda Cumhuriyetin ilanı için yapılan değişiklikle birlikte
B) 1924 Anayasası döneminde çok partili yaşama geçiş için yapılan değişiklikle birlikte
C) 1961 Anayasası"nda
D) 1961 Anayasası"nda 1971 yılında yapılan kapsamlı değişikliklerle birlikte
E) 1982 Anayasası"nda
Cevap “C” seçeneğidir.

Açıklama:
Anayasa Mahkemesi, kanunların Anayasa uygunluğunu denetlemek amacıyla, askeri darbe sonucu oluşturulan kurucu meclis tarafından hazırlanan ve ilk kez halk oyuna sunularak kabul edilen 1961 Anayasasıyla kurulmuş bir yüksek mahkemedir.22 Nisan 1962 tarih 44 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun” 25 Nisan 1962 tarihinde yayımlandı.
1961 Anayasası"nda yapılan 71-73 değişiklikleriyle , Bakanlar Kurulu"na Kanun Hükmümde Kararname çıkarma yetkisinin tanınması, Devlet Güvenlik Mahkemeleri"nin kurulması bilgisi, dikkat etmemeleri nedeniyle adayları D şıkkına yönlendirmiş olabilir.

54. 1982 Anayasası"nın değiştirilmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? (Zor soru)

A) Anayasa"nın değiştirilmesi, TBMM üye tam sayısının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebilir.
B) TBMM Genel Kurulu, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunların kabulü sırasında, bu kanunun halkoyuna sunulması hâlinde, Anayasa"nın değiştirilen hükümlerin- den hangilerinin birlikte, hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını da karara bağlar.
C) Anayasa"nın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin kabulü, Meclisin üye tam sayısının en az beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkün olabilir.
D) TBMM Genel Kurulu tarafından üye tam sayısının en az üçte iki çoğunluğu ile kabul edilen bir Anayasa değişikliğini, Cumhurbaşkanı dilerse halkoyuna sunabilir , dilerse yürürlüğe girmesi için Resmî Gazete"de yayımlanmasına karar verebilir.
E) TBMM Genel Kurulu acil hâllerde Anayasa değişikliğine ilişkin tekliflerin bir kez oylanmasının yeterli olacağına karar verebilir. Ancak, böyle bir kararın alınabil- mesi, TBMM üye tam sayısının en az üçte iki çoğunluğunun oyu ile mümkün olabilir.

Cevap “E” seçeneğidir


Açıklama:
Anayasa değişikliği konusu, sınava ciddi hazırlanan adaylar açısından bilinen bir konu olabilir ama konunun teknik oluşu ve sorunun soruluş şekli soruyu oldukça zorlaştırmıştır. Bu arada öncelikli bilinmesi gereken husus, en temel yasa olan Anayasanın maddelerini değiştirmenin özel bir yöntemle yapılması gerektiğidir.
-1982 Anayasası"na göre, Anayasa değişikliği teklifi sadece milletvekillerinin(üye tam sayısının) en az 1/3"i(184) tarafından yazılı olarak verilebilir.
- Anayasanın 175.maddesinin 7.fıkrası , TBMM"nin , Anayasa değişikliğine ilişkin kanunların kabulü sırasında, bu kanunun halkoyuna sunulması hâlinde, Anayasanın değiştirilen hükümlerinden hangilerinin birlikte, hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını da karara bağlayabileceğini düzenlemiştir.
-Anayasa değişiklik tekliflerinin TBMM"de kabul edilebilmesi için üye tam sayısının(550) en az 3/5"ünün (330) evet oyu kullanması gereklidir.
-Anayasa değişiklik teklifleri 3/5(330) ile 2/3(367 hariç) arasında bir oyla kabul edilirse, Cumhurbaşkanı meclise iade etmediği sürece halk oyuna sunmak zorundadır. D şıkkında da yer aldığı gibi 2/3(367 ) ya da daha fazla bir oyla kabul edilen Anayasa değişiklik teklifleri Cumhurbaşkanı tarafından istenilirse halk oyuna sunulur. Bu durumda Cumhurbaşkanı değişikliği halk oyuna sunmadan da onaylayıp resmi gazetede yayımlayabilir.
-Anayasa değişiklik teklifleri normal kanunlardan farklı olarak görüşülüp kabul edilir. Burada püf nokta kanunların kabul edilişi ile Anayasa değişikliklerinin kabul edilişi arasında ki farkın bilinmesidir. Anayasa değişiklik teklifleri meclis genel kurulunda diğer kanunlar gibi ivedi(acele,hızlı) görüşülemez.Değişiklik teklifleri TBMM"de iki defa görüşülür.En temel yasa olan Anayasanın maddelerinin değiştirilmesinin aceleye getirilmemesi,milletvekillerinin oylamaya katılırken serinkanlı düşünmelerini sağlamak için getirilen iki defa görüşülmeyi sağlayan bu tür sürelere anayasa hukukunda “serinleme süreleri” denir.

55. Aşağıdakilerden hangisi idari yargı kuruluşları arasında yer alır? (Kolay soru)

A) Vergi mahkemeleri
B) Yargıtay
C) Anayasa Mahkemesi
D) Sulh hukuk mahkemeleri
E) Asliye ceza mahkemeleri


Cevap “A” seçeneğidir


Açıklama:
Evet sınava ciddi hazırlanan adaylar açısından kolay soru.Diğer adaylar açısından sorunun kolay olduğunu düşünmüyorum.
İdarenin işlem ,eylem ve kamu hukukunu ilgilendiren sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak kurulan idari yargı yerleri (mahkemeleri) şunlardır.
Kural olarak ilk derece mahkemeleri
-İdare mahkemesi
-Vergi mahkemesi
Üst mahkeme
-Bölge idare mahkemesi
Temyiz(kontrol) Yüksek mahkemesi,bazı uyuşmazlıkların ise ilk derece mahkemesi
-Danıştay
Şıklarda yer alan
-Yargıtay ,genel ve olağan yargı kolu olan adli yargının temyiz yüksek mahkemesidir.
-Anayasa Mahkemesi, idari yargı kolu olmayıp , anayasaya uygunluk denetimi yapan ve bazı kişileri göreviyle ilgili işlediği suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılayan bir yüksek mahkemedir.
-Sulh hukuk mahkemeleri ise genel ve olağan yargı kolu olan adli yargının medeni hukuk yargısının ilk derece mahkemesidir.
-Asliye ceza mahkemesi, genel ve olağan yargı kolu olan adli yargının ceza yargısının ilk derece mahkemesidir.


56.
I. Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması ile Devlet
   Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanun

II. Sakarya İlinde Büyükşehir Belediyesi Kurulması
     Hakkında Kanun Hükmünde Kararname

III. Tapu Planları Tüzüğü

Yukarıdakilerden hangileri Bakanlar Kurulu tarafından yapılan işlemlerden biridir?(Kolay ama dikkat isteyen bir soru)

A) Yalnız II                B) Yalnız III                   C) I ve II

               D) II ve III                    E) I, II ve III

Cevap “D” seçeneğidir

Açıklama:
Bakanlar Kurulu, siyasi bir yapı olmakla birlikte düzenleyici idari işlemlerde yapar.
Bakanlar Kurulu bu işlemlerine genel olarak karar veya kararname adı verilir.
-Bu kararnamelerden en önemlisi, Anayasada da tanımlanan kanun hükmünde kararnamelerdir(KHK).
-Bakanlar Kurulu tarafından yapılan ve Anayasada açıkça tanımlanan bir diğer işlem ise, kanunların uygulanmasını göstermek ve emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olamamak ve Danıştay"ın incelenmesinden geçirilmek şartıyla çıkarılan tüzüklerdir.
-Kanun yapmak, değiştirmek ve kaldırmak görevi ise yasama organlarına ait olup Anayasaya göre bu görev TBMM"ye verilmiştir.



57. Aşağıdakilerden hangisi yerel yönetimler arasında yer almaz? (Kolay ama dikkat isteyen bir soru)

A) Ankara Büyükşehir Belediyesi
B) İzmir İl Özel İdaresi
C) İstanbul Ticaret Odası
D) Bandırma Belediyesi
E) Kozaklı Köyü


Cevap “C” seçeneğidir


Açıklama:
Türk idari teşkilatı:
a) Genel(merkezi) idare ve
b)Yerinden idare(yönetim) olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Yerinden yönetim de kendi içinde ikiye ayrılır

a)Yerel(mahalli idareler)yönetimler üçe ayrılır
    -İl özel idaresi
    -Belediye idaresi
     -Köy idaresi

b)Hizmet idareleri(kuruluşları) ikiye ayrılır
-Kamu kurumları(YÖK, üniversiteler, TRT gibi)
-Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları(Barolar,Ticaret odaları,Tabip odaları,borsalar gibi meslek odaları)

Yukarıda da görüldüğü gibi ticaret odaları yerinden yönetimin yerel değil, hizmet kuruluşlarından kamu kurumu niteliğinde ki meslek kuruluşları bölümünde yer almaktadır.Sınava profesyonelce hazırlanan bir adayın yukarıda ki bilgileri bildiğini farz edersek,sorunun cevaplanması için sadece dikkat yeterlidir.Yerel yönetimlerden biri belediye idaresi diye geçer.İl,ilçe yada büyük şehir belediyesi belediye idaresinin türleridir ve he biri birer yerel yönetimdir.Ayrıca ÖSYM"nin bu idarelere yöre isimleriyle şıklarda yer vermiş olması dikkat etmeyi biraz daha gerektirmiştir.

58. 2008 yılında dünya ekonomisindeki toplam dış borcun yaklaşık % 60"ı aşağıdaki ülke gruplarından hangisine aittir?(Zor soru)

A) Çin, Japonya, Rusya
B) Kanada, Brezilya, Arjantin
C) Türkiye, Brezilya, İspanya, Endonezya
D) İngiltere, Fransa, Kanada, İtalya
E) ABD, İngiltere, Fransa, Almanya


Cevap “E” seçeneğidir

Açıklama:
Dış Borç: Ödemeler dengesi açığı,yurtiçi tasarrufların yetersizliği ,döviz ihtiyacı gibi nedenlerle ulusal piyasa dışındaki piyasalardan alınan borçlara denir.

“Toplam kamu ve özel sektörün yabancılara, yabancı para mal ve hizmet karşılığı dahil ödemesi gerekli toplam dış borç miktarını gösteren ``dış borç sıralamasında`` dünyanın en büyük ekonomisi ABD başı çekiyor. Buna göre ABD`nin 12 trilyon 250 milyar dolar toplam dış borcu (devlet ve özel sektör dış borç toplamı) bulunuyor. ABD`yi 10 trilyon 450 milyar dolar toplam dış borçla İngiltere, 4 trilyon 489 milyar dolar toplam dış borçla Almanya, 4 trilyon 396 milyar dolar toplam dış borçla Fransa takip ediyor. DÜNYADA TOPLAM 51 TRİLYON DOLAR BORÇ VAR, YÜZDE 44`Ü ABD VE İNGİLTERE`NİN. Bu ülkelere Almanya ve Fransa`yı da eklediğimizde 4 ülkenin toplam dış borç toplamı 31 trilyon 585 milyar dolara, dünya borç toplamındaki oranları da yüzde 61`e ulaşıyor. Türkiye, 247,1 milyar dolarlık toplam dış borç stokuyla dünya sıralamasında 23. Sırada.”(Kaynak, http://www.tumgazeteler.com/?a=4619649)


Dış borçlanma neden ve koşulları ülkelere göre değişir.
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin sebepleri farklıdır.
Amerika, İngiltere gibi gelişmiş ekonomilerin dış borçlanma sebepleri farklıdır. Gelişmiş ülkeler dış borçlanmaya, olağanüstü giderlerin finansmanı, büyük projelerin finansmanı ve geçici bütçe açıklarını gidermek gibi sebeplerle giderler. Ancak gelişmiş ülkeler borçlanmayı genellikle kendi paralarının cinsinden yaptıkları için etkisi ve borcu çevirmesi daha mümkündür.
2008 ve özellikle 2009 yılında kendini hissettiren küresel kriz ABD, İngiltere gibi gelişmiş ekonomileri sarstı. ABD" de konut piyasasına bağlanmış değerleri şişirilmiş ve dış ülkelere verilmiş fonlar ödenemeyince bir çok büyük banka battı. Gelişmiş ülkelerde ve özellikle ABD"de bugüne kadar döndürülen dış borcun küresel krizle birlikte ekonomileri nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor.


59. Dünyada Türkiye"nin de dahil olduğu gelişmiş ve gelişmekte olan 20 ülkenin oluşturduğu G-20 toplantısı,2009 yılı Nisan ayında hangi şehirde yapılmıştır?(Kolay ve beklenilen bir soru)

A) Londra                   B) Paris                   C) Berlin 

                D) Strasbourg             E) Roma

Cevap “A” seçeneğidir.


Açıklama:
Küresel ekonomideki önemli konuları değerlendirmek , Küresel ekonomik ve mali sistemin daha fazla geliştirilmesi için ortak bir görüş geliştirilmesini ve küresel krizlere karşı ortak önlemler almayı amaçlayan önemli sanayileşmiş ve gelişmekte olan ülkeleri bir araya getiren ve 1999 yılında kurulan kuruluş G 20 adıyla anılmaktadır. Dünyanın tüm bölgelerinden önemli sanayileşmiş ve gelişmekte olan ülkeleri bir araya getiren G-20, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore, Türkiye, İngiltere ve ABD ile Avrupa Birliği"nden oluşuyor. 2008'in sonunda Washington'da toplanan G-20 liderler zirvesi, Nisan ayının başında küresel krizle ilgili alınacak önlemleri görüşmek üzere Londra"da tekrar toplandı.

60. Dünya Ticaret Örgütünün 2008 Dünya Ticareti Raporu"na göre en çok ithalat ve ihracat yapan 30 ülke listesinde Türkiye"nin sıralamadaki yeriyle ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur? (Zor soru)
 
       İthalat                        İhracat

A) 25. sırada                  25. sırada
B) 20. sırada                   İlk 30"a giremedi.
C) İlk 30"a giremedi.      10. sırada
D) 20. sırada                  20. sırada
E) 10. sırada                  10. Sırada


Cevap “B” seçeneğidir.


Açıklama:
“Türkiye, Dünya Ticaret Örgütü`nün en çok ithalat ve ihracat yapan 30 ülkesi listesine ithalatta 20`nci sıradan girdi. 2008 yılında yapılan toplam 16.4 trilyon dolarlık ithalatın yüzde 1.2`sini gerçekleştiren Türkiye, ithalat sıralamasında 20`inci olurken, ihracatta ilk 30`a giremedi. 10 milyonluk nüfusu ile İstanbul kadar bile olmayan Çek Cumhuriyeti dahi Türkiye`den fazla ihracat yaptı.

İthalatta ilk 30 sıralamasında bulunan ülkelerin çoğunun dış ticaret açığı ya hiç olmayan ya da çok az olan yüksek gelirli ülkeler olması dikkat çekti. Türkiye ise dış ticaret açığı yüksek ve döviz geliri sınırlı bir ülke olmasına rağmen yüksek ithalat yapması ile dikkat çekti”.( Kaynak ,http://www.tumgazeteler.com/?a=4881262)
2001 krizinden itibaren dövizin özellikle doların, uzun süreden beri Türk parası karşısında değer kazanmaması , buna bağlı olarak Türk parasının değer kazanması uzun vadede ihracatı olumsuz etkilemiştir.


Tüm adaylara başarılar dilerim.

Erhan ÖZLÜ
Hukukçu,Editör,Yazar
2 YorumYorum yaz!Bağlantı

EkleBunu RSS Ekle Butonu
12/5/2009 - Kpss Vatandaşlık: İdare Teşkilatı

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

EkleBunu RSS Ekle Butonu
13/4/2009 - Yerel Yönetim Kuruluşları
  1. Yerel Yönetim Kuruluşları

 

a)        il özel idaresi

b)        belediye idaresi

c)        köy idaresi

 

  • il özel idaresi: ayrı bir kamu tüzelkişiliği vardır. İl genel idaresi ise devlet tüzelkişiliğini temsil etmektedir. Yerel yönetim olması nedeniyle karar organları o yörede yaşayanlarca secimle başa gelir. Günümüzde önemini yitirmiştir. İl içersinde küçük yerleşim birimleri arasında yol, okul, onarım, yapımı bakım. Bataklıkların ve göllerin kurutulması… 3 birimden oluşur.

-          İl genel meclisi: karar organıdır. Üyeler seçimle başa gelir. Bu seçimlerde nispi temsil sistemi uygulanır. Üyelerin sayısı nüfusa göre değişir. Her istediğinde toplanamaz. Mayıs ve kasım olmak üzere ve max. 30 gün süreyle yılda 2 kez toplanır. Ancak olağanüstü toplanma valice istenebilir. En önemli görevi il bütçesini onaylamak. Bütün kararları valinin onayına tabidir. Vali bu kararları onaylar ya da  20 gün içinde Danıştay’a gönderir. Danıştay 1. dairesi bu konuda karar verir. Onay veya onaylamama yönünde olur. Bu karar bir idari karar olup hakkında Danıştay dava dairelerinde dava açılabilir.

-          İl daimi encümeni: il özel idaresine danışmanlık yapar. İl genel meclisi üyeleri arasından seçilir. İl genel meclisinin toplantıda olmadığı zamanlarda onun adına hareket eder. O ilin bir bakıma sayıştayı.

-          Vali: yerel birim olmasına rağmen başkanı merkezi idare temsilcisi olan validir. Buradaki sıfatı yerel yönetim biriminin başkanı. Devletin temsilcisi olması nedeniyle il genel meclisi kararları üzerinde vesayet denetimi yapıyor.

 

·         Belediye: devlet tüzelkişiliği dışında ayrı bir tüzelkişiliğe haiz. Büyükşehir belediyelerinin olduğu yerde hem Büyükşehir hem de ilçe belediyelerinin ayrı tüzelk. Var. 1580 sayılı belediyelerin kuruluş kanunu. Her il ve ilçe merkezinde kurulması zorunlu. Nüfusa bakılmaksızın. İl ve ilçe merkezi olmayan nüfusu 2000den fazla olan yerlerde, aralarındaki mesafe 500 mtr. Geçmemek kaydıyla birden çok köy birleştirilerek, öncelikle referandum yapılır ve çoğunluk olumlu karar verirse il genel meclisi karar alır. Dosya valiye gider. Vali onaylarsa içişleri bakanının onayı halinde Danıştay incelemesi kabulü halinde müşterek kararname ile kurulur. O yerdeki yerel ihtiyaçları sağlamakla görevli. Belediyeler kanununa göre zorunlu ve ihtiyari görevleri sayılmıştır. Çeşitli yetkiler de bu kanunda yer almıştır. Zabıta yetkileri, vergi ve resimleri tarh ve tahsil etme, emlak ve çöp vergisi, su havagazı, otobüs ve vapur gibi bir takım hizmetlerin yürütülmesi için imtiyaz verme ve sözleşme yapma yetkisi tanınmıştır. Son yıllarda enerji ve telekomünikasyon konularında bu yetkiler bağımsız idari otoritelere geçmiştir.

 

 

-          belediye meclisi: seçimle, nispi temsil, nüfusa göre, 9dan az olamaz. Yılda 3 toplantı. Ekim şubat haziran. Bütçenin görüşüldüğü toplantı 30 gün diğerleri ise 15 gün. Olağanüstü toplanma belediye başkanı, vali onayı ve meclis üyelerinin 1/3 ü istemi üzerine. Toplantı yer ve zamanı kanunda belirlenmiş ve bunlara uyulmaması halinde üyeler yaptırıma tabi. Meclisin feshine yol açabilir. İçişleri bakanının önerisi ve Danıştay’ca 3 temel nedene dayanır:

i.                    toplantı yer ve zamanı dışında toplanma.

ii.                  Toplantıda siyasi karar almak.

iii.                Kanunla gösterilen zorunlu görevlerin yapılmamış olması.

Bütçeyi onaylar. Valilik onayından geçtikten sonra yürürlüğe girer. Bütün kararları valinin onayına tabi değil. Mülki amir 1 hafta içinde onaylamazsa içişleri bakanınca danıştaya gönderilir ve Danıştay’ca karar verilir. Meclisin onaya tabi olmayan kararları için de itiraz üzerine il merkezi dışındaki yerlerde il idare kuruluna, il merkezi yerlerde Danıştay’a başvuru. İl idare kurulu veya Danıştay’ca verilen karar vesayet yetkisi kullanılarak verilen bir idari karardır.

 

-          belediye encümeni: il encümeninden farklı olarak sadece danışma kurulu değil, verilen yetkilerle icrai kararlar da alabilir. Belediye meclisi toplantıda olmadığı zamanlarda onun yerine geçer. Üyeleri iki gruptan oluşur. İlk üyeler belediye başkanı ve belediye içindeki önemli birimlerin başkanlarından oluşur. İkinci grup ise belediye meclisinin kendi içinden seçtiği üyelerdir. Kanuna göre bu ikinci grup birinci grubun üye sayısının yarısını geçemez. Bu nedenle belediye başkanının istediği yönde kararları çıkar. Burada anayasal bir sorun vardır. Anayasa md. 122 ye göre yerel yönetimlerin karar organları seçimle başa gelmelidir. Ancak belediye encümeni üyelerinde bu söz konusu değil. Gündemi belediye başkanı belirler. İhaleleri kararlaştırmak, şartnameleri hazırlamak, onaylamak, belediye adına kamulaştırma kararı almak, cezaları vermek, memurların özlük işlerini yapmak, belediye hesap ve harcamaların incelemek ve denetlemek bu bağlamda Sayıştaylık.

 

-          Belediye başkanı: belediye tüzelkişiliğini temsil eder. Aslında karar organı değil. Anayasaya göre de bu nedenle seçimle başa gelme zorunluluğu yoktur. yürütme organıdır. Asıl görevi belediye encümeni içindeki konumundan kaynaklanır. Başkanlığın düşmesi; bu her şekilde yargı kararı ile olur. Meclis feshine neden olan olaylara karışmışsa, 20 gün boyunca işe gelmemişse içişleri bakanının teklifi ve Danıştay kararı ile. ; belediye başkanının verdiği yıllılık faaliyet raporunun meclisçe reddedilmesi (meclis üyelerinin 2/3 verilen gensoru oylayıp çoğunluk kabulü hallinde vali veya kaymakam durumu danıştaya havale eder ve Danıştay sadece verilen kararlardaki üyelerin yeter sayılarına bakar. Ve son olarak da belediye başkanının geçici olarak görevden el çektirilmesi haklarında ceza soruşturması başlatılmışsa içişleri bakanlığınca yapılır.

 

Büyükşehir belediyesi:

1984 yılında 3030 sayılı Büyükşehir belediyesi kanunu. İl ve ilçe belediyeleri kamu tüzelkişiliklerini korur, Büyükşehir belediyesi de ayrı bir kamu tüzelkişiliğine sahiptir. Sorun Büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyeler arasındaki yetkilerin paylaşımıdır. Büyükşehir belediyesi kanununda yetkiler tek tek sayılmıştır. Anayolları, su şebekeleri yapımı gibi konularda bunların yapımı tüm ilçeleri ilgilendiriyorsa ya da tek ilçe belediyesi tarafından yürütülmeyecek işlerse Büyükşehir belediyesi tarafından yapılır. 3 organdan oluşur. Büyükşehir belediyesi meclisi, encümeni ve başkanıdır.

 

Büyükşehir belediyesi meclisi: seçimle başa gelen üyeleri yoktur. belli sayıda ilçe belediyesi meclisi üyelerinden ve başkanlarından oluşur. Anayasanın 127. maddesine aykırılık yoktur. dolaylı seçim hali, kasım, mart ve temmuz olmak üzere yılda 3 kez toplanır.

 

Büyükşehir belediyesi encümeni: sadece teknisyenlerden oluşur. Büyükşehir belediyesi meclisi üyelerinden kimse bulunmaz.

 

Büyükşehir belediyesi başkanı: doğrudan seçimle gelir. Yürütme organıdır. Büyükşehir belediyesini temsil eder. İlçe belediye meclisi kararları üzerinde Büyükşehir belediyesi başkanının denetim yetkisi kabul edilmiştir. İlçe belediye meclislerinin aldığı tüm kararlar Büyükşehir belediyesi başkanına gönderilir. Onaylamazsa tekrar görüşme isteyebilir. 2/3 çoğunluk ile bu karar tekrar ilçe belediye meclisinden çıkabilir. Bu denetimin vesayet denetimi olarak adlandırmak gereklidir. Bir kamu tüzelkişinin bir başka kamu tüzelkişisinin üzerindeki denetimidir.

 

 

  • Köy idaresi: 442 sayılı köy kanunu. Köy idaresinin kurulması için nüfus 150. isim değişikliği, başka ilçeye bağlanma, köye katılma içişleri bakanlığı kararı ile olur. Ayrı bir kamu tüzelkişiliği bulunmaktadır. Köy derneği, ihtiyar heyeti ve muhtar dan oluşur. Karar organı köy derneğidir. O köydeki kayıtlı tüm seçmenlerden oluşur. Muhtar köy tüzelkişiliğinin başıdır. Yürütme organıdır. Aynı zamanda köyde devletin ajanıdır. Muhtarın tüm işlemleri mülki amirin onayına tabidir. İl veya ilçe idare kurulunca görevden alınabilir. İlçe ve idare kurulları merkezi idarenin birimleri olması ve muhtarı görevden alabilmeleri, muhtarın devletin temsilcisinin olması nedeniyle yerel yönetim özerkliği konusunda soru işareti söz mevcuttur. Burada denetim idari vesayetten çıkıp hiyerarşi halini almıştır.
1 YorumYorum yaz!Bağlantı

EkleBunu RSS Ekle Butonu
10/4/2009 - Kpss Anayasa,Vatandaşlık,Güncel Ders Notları

Vatandaşlık Güncel Ders Notları

Kpss Püf Noktaları

Kpss Anayasa Video

Kpss Uluslar arası Kuruluşlar Konu Anlatımı

Kpss Vatandaşlık Güncel Konu Anlatımı

Kpss Anayasa Notları

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

EkleBunu RSS Ekle Butonu
22/3/2009 - Kamu Tüzel Kişiliği Olan Kuruluşlar
Anayasada düzenlenen ve kamu tüzel kişiliği olan kuruluşlar
  • Devlet Tüzel Kişiliği
  • İl Özel İdaresi
  • Belediye İdaresi
  • Köy İdaresi
  • Üniversiteler
  • TRT
  • Atatürk, Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları

Kamu tüzel kişiliği kanunla kurulan kurumlar  
  • Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü
  • Savunma Sanayi Müsteşarlığı
  • Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü
  • TODAİE
  • TSE
  • TÜBA
  • TÜBİTAK
  • Türkiye Atom Enerjisi Kurumu
  • Üst Kurullar
  • YÖK
  • Yüksek Teknoloji Enstitüsü
  • Ziraat Bankası

    Kaynak:kpss10.com
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

EkleBunu RSS Ekle Butonu
8/3/2009 - II. Dünya Savaşından Sonra Kurulan Uluslararası Örgütler

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖRGÜTÜ(24 EKİM 1945) BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE NATO’YA GİRİŞİMİZ

II.Dünya savaşı süreci içerisinde başlayan uluslar arası bir örgüt kurma çalışmaları 24 ocak 1945’te Birleşmiş Milletler Bildirgesi’nin yayımlanması’yla Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın kurulmasıyla sonuçlandı. Teşkilatın kuruluş amacı dünya barışını ve güvenliğini korumak ve ülkeler arasında ekonomik ve kültürel ilişkileri geliştirmekti.

Türkiye,15 Ağustos 1945’te Birleşmiş Milletler anayasasını kabul ederek örgütün tam üyesi oldu. Doğu Avrupa’daki etkinlikleri üzerine güvenliklerinin tehlikeye düştüğünü belirten Fransa, İngiltere, Belçika, Hollanda ve Lüksembourg, 17 mart 1945’te Brüksel Antlaşması ile ortak bir savunma örgütü oluşturmayı kabul ettiler. ABD’nin de bu örgüte katılmasıyla 4 nisan 1949’da Kuzey Atlantik Antlaşması imzalandı ve NATO kuruldu. Türkiye’de bu örgüte 18 şubat 1952’de resmen üye oldu. Birleşmiş Milletlerin kuruluş amacı Dünyada devletler arası çıkabilecek sorunları barışçıl yollarla çözmek ve savaşı önlemektir.

Teşkilatın organları:

A) Genel Kurul: Teşkilat üyesi bütün devletlerin temsil olunduğu Geniş organdır. Her üye devlet kurulunda en çok 5 temsilci bulundurulabilir. Ancak sadece bir oy hakkına sahiptir.

B)   Güvenlik Konseyi: Beşi sürekli (ABD, İNGİLTERE, ÇİN, FRANSA, RUSYA) olmak üzere 15 üyesi vardır. 10 devlet genel kurul tarafından iki yıl için seçilir. Her üyenin bir temsilcisi bulunur. Beş üye ülke veto hakkına sahiptir. Milletler arası barış ve güvenliğin korunmasında başlıca sorumlu güvenlik konseyidir.

C)    Ekonomik ve Sosyal Konsey: Üç yıl süre için seçilen 54 üyeden oluşur.

D) Vesayet Konseyi: Günümüzde vesayet rejimi ile idare edilen ülke kalmadığından konseyin önemi kalmamıştır.

E) Milletlerarası Adalet Divanı: Barışın bozulmasına yol açabilecek anlaşmazlıkların düzeltilmesi adalet ve hukuki prensiplerine uygun olarak gerçekleştirmek amacıyla kurulmuştur. 15 bağımsız yargıçtan teşekkül eden divanın yargı ve danışma yetkileri vardır.

UNESCO: Birleşmiş milletler cemiyeti üyeleri barışın eğitim,bilim ve kültür yoluyla sağlanacağına inandılar. Bu amaçla Birleşmiş Milletler eğitim,bilim ve kültür kurulu olarak UNESCO’yu kurdular.

İLO: Dünya çalışma örgütüdür.

WHO: Dünya sağlık örgütüdür.

GATT: Gümrük genel tarifeleri ve ticaret genel anlaşması

IMF: Uluslar arası para fonu

IDA: Uluslar arası kalkınma birliği

IBRD: Uluslar arası imar ve kalkınma bankası

IFC: Uluslar arası maliye kuruluşu

ICAO: Uluslar arası sivil havacılık örgütü

UPU: Dünya posta birliği

İTÜ: Uluslar arası telekomünikasyon

WMO: Dünya meteoroloji uzmanı

WIPO: Dünya fikri mülkiyet örgütü

IMO: Uluslararası denizcilik örgütü

HABİTAT: Dünya yerleşme örgütü

UNİCEF: Dünya çocuk örgütü

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

EkleBunu RSS Ekle Butonu
1/3/2009 - Anayasa ve Güncel Soru Örnekleri

1- Dünyadaki çocuk ölümleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A. Dünyadaki en çok çocuk ölümleri 0-5 yaş arasında görülmektedir.
B. Çocuk ölümünün en çok olduğu yer Afrika, en düşük olduğu yer İskandinavya’dır.
C. Gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan Türkiye, çocuk ölümü oranı yüksektir.
D. Çocuk ölümlerinin sebebi, yetersiz beslenme ve ilaç eksikliğidir.
E. Çocuklarda ölüme yol açan hastalıklar arasında en önemlisi çiçek hastalığıdır.

2-Türkiye’de görülen gecekondulaşma ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A. Ülkenin gelişmişlik düzeyinin istenen seviyeye gelip gelmediğinin göstergesi
B. Köyden kente göç edenlerin barınma sorunlarını kendi imkanlarıyla çözmesinin bir sonucu
C. Büyük kentlerin belli bir bölgede yoğunlaştığı için, altyapı hizmetlerinin bunlara ulaştırılması kolay olmaktadır.
D. Neden olduğu çarpık kentleşme sonucunda çevre kirliliğini yarattığı faktörler arasında yer alır.
E. Kentleşme üzerinde yeterli denetim olmaması nedeniyle büyük rant sağlanmakta

3-Türkiye’nin coğrafi bölgeleri sosyal, ekonomik açıdan gelişmişlik düzeyine göre en üstte hangi bölge yer alır?

A. Karadeniz Bölgesi
B. Doğu Anadolu Bölgesi
C. Güney Doğu Anadolu Bölgesi
D. Marmara Bölgesi
E. İç Anadolu Bölgesi

4-1982 anayasasına göre aşağıdakilerden hangisi Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinden değildir?

A. Kanun değişikliklerini gerek gördüğünde halk oyuna sunma
B. Anayasa mahkemesine iptal davası açma
C. Üniversitelere rektörleri seçmek
D. Yabancı devletlere Türkiye devletinin temsilcilerini göndermek
E. Devlet Denetleme Kurulu başkanını ve üyelerini atamak

5-1982 anayasasına göre savaş, seferberlik, sıkıyönetim ve olağan üstü hallerde milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla aşağıdaki temel hak ve hürriyetlerden hangisinin kullanılması durdurulamaz?


A. Yerleşme ve seyahat hürriyeti
B. Haberleşme hürriyeti
C. Vicdan hürriyeti
D. Basın hürriyeti
E. Dernek kurma hürriyeti

6-Aşağıdakilerden hangisi Türk parlamenter sisteminin özelliklerinden birisidir?


A. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi
B. Yürütmenin yasama organını istediği zaman feshedebilmesi
C. Parlamentonun iki meclisli olması
D. Cumhurbaşkanının bütün işlerinin yargı denetimine tabi olması
E. Hükümetin parlamentoya karşı sorumlu olması

7-Türkiye’nin taraf olduğu Milletlerarası Sözleşme çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi zorunlu yargı yetkisini kabul etmiştir?

A. Avrupa Topluluğu Adalet Divanı
B. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı
C. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
D. Birleşmiş Milletler Adalet Divanı
E. Avrupa Parlamentosu

8-1982 Anayasası’na göre açık olan bakanlıklarla izinli veya özürlü bakanlara aşağıdakilerin hangisi geçici olarak vekalet eder?

A. TBMM Başkan Vekili
B. Bakanlık Müsteşarı
C. Başbakanlık Müsteşarı
D. Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri
E. Bakanlardan biri

9-1982 Anayasası’na göre bir kimsenin belediye başkanı adayı olup olmadığı konusundaki itirazları inceleyip kesin olarak karara bağlayan merci aşağıdakilerden hangisidir?
A. Vali
B. Danıştay
C. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)
D. Yüksek Seçim Kurulu (YSK)
E. Devlet Denetleme Kurumu (DDK)

10-1982 anayasasına göre savaş hali ilanına ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine izin verme yetkisi TBMM’ye aittir. Ancak TBMM tatildeyken veya ara vermedeyken ülkenin ani silahlı saldırıya uğraması durumunda silahlı kuvvetlerin kullanılmasına derhal kara verilmesi kaçınılmaz olabilir.

Bu gibi durumda kararı hangi merci verir?

 
A. TBMM Başkanı
B. Cumhurbaşkanı
C. Başbakan
D. Bakanlar Kurulu
E. Genel Kurmay Başkanı

11-Ara seçim ne demektir?

A. TBMM’nin seçim dönemi dolmadan kendi seçimlerinin yenilenmesine karar verilmesi halinde yapılan seçim
B. İki genel seçim arasında boşalan milletvekillikleri için yapılan seçimdir
C. İki milletvekili genel seçimi arasında yapılan yerel seçim
D. Savaş hali nedeniyle bir yıl geriye bırakılan milletvekili seçimidir.
E. Cumhurbaşkanı TBMM seçimlerinin yenilenmesine karar verilmesi halinde yapılan seçimdir.

 Cevaplar daha sonra verilecektir. Yorum bırakarak kendi cevaplarınızı bildirebilirsiniz. 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

EkleBunu RSS Ekle Butonu
17/2/2009 - 1921, 1924 ve 1961 Anayasaları

1-1921 Anayasası-Teşkilat-ı Esasiye Kanunu

(20 Ocak 1921)

Teşkilat-ı Esasiyenin Yapısı:

1-Gerekli görüldüğünde Kanun-ı Esasinin uygu­lanması uygun görülmüştür.

2-Yasama, yürütme ve yargı meclise aittir.

3-Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

4-TBMM süre dolmadan seçimleri yenileyebilir.

5-Savaşa ve barışa TBMM karar verir.

6-Şer’i hükümlerin yürürlüğünü TBMM yapar.

7-Bakanlar meclis tarafından seçilir.

8-Vekiller iki yılda bir seçilir.

9-TBMM başkanı icra vekilleri heyetinin de başka­nıdır.

 

Teşkilat-ı Esasiyenin Özellikleri:

1-Olağan üstü durum için hazırlandığından dolayı geniş kapsamlı değildir.

2-Milli Egemenliği yansıtan ilk siyasi belgedir. 

3-Temel hak ve hürriyetlere yer verilmemiştir.

4-23 madde bir ek bölümden oluşur.

5-Yeni devlete işlerlik kazandırdı. 

6-Laik bir anayasa değildir.

7-Kuvvet ve yetkinin kaynağı millettir.

8-Meclisin üstünde güç yoktur.

9-En önemli değişikliğini cumhuriyetin ilanı ile gördü.

10-Yeni devletin kurulduğunu belgeledi.

11-TBMM’nin meşruluğunu tanıttı.

12-Amasya Genelgesinden itibaren oluşan ruh resmi hüviyet kazandı.

13-Meclis hükümeti sistemi benimsendi.

14-Milli egemenlik ilkesi yasallaştı.

 

Teşkilat-ı Esasiyenin Geç İlan Edilme Sebepleri:

1-Kanun-ı Esasinin varlığı.

2-TBMM’nin kendisini tam olarak ispatlayama­ması.

3-Yeni bir anayasanın kabulü yeni bir devletin oluştuğunu gösterir; ki bu da birliği zedeleyebilirdi.

 

2-1924 Anayasası (20 Nisan 1924):


Kapsamı:

1-Egemenlik milletindir.

2-Devletin şekli cumhuriyettir.

3-Devletin dini İslam, Başkenti Ankara, dili Türk-çedir.

4-Yasama, yürütme ve yargı meclise aittir.

5-Kişi hürriyeti başkasının hürriyetinin başladığı yerde biter.

6-Vekiller 4 yılda bir seçilir.

7-Seçme yaşı 22; seçilme yaşı 30’dur.

8-Cumhurbaşkanı 4 yılda bir seçilir. Tekrar seçile­bilir.

9-Seçme ve seçilme erkekler aittir.

10-Vatandaşlar kanun önünde eşittir.

11-Kabine sistemi geçerlidir.

12-Cumhuriyet sistemi değiştirilemez.

 

Özellikleri:

1-Meclis hükümeti sistemi ile parlamenter sistem arasında bir geçiştir.

2-Türk İnkılabının hukuki temelleri atıldı.

3-Yargı kısmen meclisin dışına alındı.

4-Kanun-ı Esasi kesin olarak yürürlükten kalktı.

5-En uzun ömürlü anayasamızdır.

6-İnkılaplar dönemi anayasası olduğundan dolayı, en fazla değişikliğe uğrayan anayasamızdır.

7-1928’de, anayasadan “devletin dini İslam’dır” mad­desi atılarak, anayasa laikleşti.

8-1934’de kadınların seçme ve seçilme hakkı anaya­saya alındı.

9-1937’de Atatürk ilkeleri anayasaya alındı.

10-1945’de anayasanın dili sadeleştirildi.

11-1952’de anayasanın eski dili tekrar kabul edildi.

 

3-1961 Anayasası:

 

Kapsamı: 

1-Kuvvetler ayrılığı prensibi benimsendi.

2-Cumhuriyet senatosu kuruldu.

3-Nispi temsil sistemi benimsendi.

4-Anayasa mahkemesi kuruldu.

5-Kişisel hak ve hürriyetler genişletildi.

6-Cumhuriyetin nitelikleri değişmez kabul edildi.

7-Sosyal hukuk devleti anlayışı benimsendi.

8-Yürütme sınırlandırıldı.

9-Cumhurbaşkanlığı sembolikleştirildi.

10-Üniversiteler, TRT, DPT ve MGK anayasaya a-lındı. 

11-Anayasa Mahkemesi, Kanun Hükmünde karar­name çıkarma, Yüksek Savcılar Kurulu, Yüksek Hakimler Kurulu ve Askeri Yüksek İdare Mahke­mesi benimsendi.

12-Meclis 450 üyeden, cumhuriyet senatosu 150 üyeden oluştu.

13-Vekiller 4 yılda bir; senatörler 6 yılda bir seçile­cektir.

14-Siyasi parti hakları anayasaya alındı.

  

1961 Anayasasının Özellikleri: 

1-27 Mayıs 1961 askeri darbesi sonucunda hazır­landı.

2-Yapılan darbeyi haklı gösterme eğilimindedir.

3-Siyasi iktidarın uygulamalarına karşı olduğu için bir tepki anayasasıdır.

 

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

EkleBunu RSS Ekle Butonu
14/2/2009 - 1876 Kanun-i Esasi' (İlk Türk Anayasası) nin Özellikleri :

1876 kanun-i esasi   (ilk türk anayasası) nın özellikleri :

Ø      II. Abdülhamit  döneminde  ilan edildi

Ø      23 aralık 1876 yılında kanuni esası bir ferman ile ilan edilmiştir.

Ø      Tanzimat ve ıslahat fermanlarının ak­sine tam bir batılı anlamda anayasa niteliğinde olup madde madde hazırlanmıştır.

Ø      1876 kanun-i esasi ile birlikte devletin temel organları, modern sisteme uygun olarak, yasama, yürütme ve yargı ola­rak üçe ayrılarak düzenlenmiştir.

Ø      1876 kanun-i esasi ile meclis-i umumi adlı bir meclis kurulmuştur.

Ø      Meclis-i umumi, ileride, 1961 anayasası dönemin­de göreceğimiz gibi

Ø      İki meclisli bir yapıda oluşturulmuştur.

Ø      İlki, üyeleri padişah tarafından atanan heyet-i ayan;

Ø      Diğeri, halk tarafından iki dereceli bir seçimle işbaşına gelen heyet-i mebusan'dır.

Ø      Ne var ki, meclisin yetkileri bir hayli dar tutul­muştur.

Ø      1876 anayasasına göre, bir meclis üyesi kanun teklif edebilmek için padişahtan izin almak zorundaydı;

Ø      Meclis ta­rafından kabul edilen tasarılar padişahın onayı ile yürürlüğe girebilecekti

Ø      En önemlisi padişah dilediği zaman heyet-i mebusan'ı feshedebilecekti.

Ø      Meclis, 1878 yılında ıı. Abdülhamit tarafından dağıtılmış ve ilk anayasa yürürlükten kaldırılmıştır.

 

v     Devletin temel organları, modern sisteme uygun olarak, yasama, yürütme ve yargı ola­rak üçe ayrılarak düzenlendiği ilk anayasa?

Ø      1876 kanun-i esasi

 

v     1876 kanun-i esasi ile kurulan meclis-i umuminin özellikleri :

Ø      İki meclisli bir yapıdadır

Ø      İlki, üyeleri padişah tarafından atanan heyet-i ayan;

Ø      İkincisi halk tarafından iki dereceli bir seçimle işbaşına gelen heyet-i mebusan'dır.

Ø      Meclisin yetkileri bir hayli dar tutul­muştur.

Ø      Bir meclis üyesi kanun teklif edebilmek için padişahtan izin almak zorundaydı;

Ø      Meclis ta­rafından kabul edilen tasarılar padişahın onayı ile yürürlüğe girebilecekti

Ø      Padişah dilediği zaman heyet-i mebusan'ı feshedebilecekti.

Ø      Meclis, 1878 yılında ıı. Abdülhamit tarafından dağıtılmış ve ilk anayasa yürürlükten kaldırılmıştır.

Ø            Batılı anlamda tam bir meşruti monarşi kurulamamıştır.

Ø            Anayasada, meclisin yetkileri çok dar; padişahın yetkileri ise oldukça geniş tutulmuştur.

Ø            Padişaha dilediği zaman meclisi feshetme yetkisi tanınmıştır.

Ø            2.abdülhamit'in meclisi dağıtıp anayasayı yürürlükten kaldırması zaman içinde yeni bir muhalefet hareketi olan genç (jön) türkler hareketini doğurmuştur.

 

v     1876 kanun-i esasi ile kurulan meclis-i umuminin üyeleri padişah tarafından atanan meclisi:

Ø      Heyet-i ayan

 

v     1876 kanun-i esasi ile kurulan meclis-i umuminin üyeleri seçimle işbaşına gelen meclisi:

Ø      Heyet-i mebusan'dır.

 

v     Kanun-i esasinin kurduğu yürütme organının özellikleri :

Ø      Devlet başkanı olarak padişah ve diğer tarafta hü­kümet bulunmaktaydı

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

EkleBunu RSS Ekle Butonu
<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Kpss Bilgi Bankası, Kpss A, Kpss B, Kpss Öğretmenlik, Konu Anlatımları, Deneme Sınavları, Yaprak Testler

Kpss Dershanesi Arşiv Arama

Özel Arama
kpss itfaiye eri tercih atama bakaya tercih klavuzu öğretmen öğretmen atamaları tse memur alımı kpds ingilizce ingilizce gramer kadrolu öğretmen sözleşmeli öğretmen kasım ataması kpss tercih 2009/6 halkbank banka personel alımı halk bankası sınav soruları

Kpss Haberleri, Kpss Tercih Başvuruları, Kpss İş İlanları ve Kpss Kaynaklarından anında haberdar olmak istiyorum diyorsan :)

email adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

İtfaiye Erinin Sınav İlanında Yönetmelik Dışında Olan Bir Şart A
Bakaya Olanlardan Yerleştirmesi Yapılanların Ataması Mümkünmüdür
KPSS' de Tercih Yapmanın Püf Noktaları
MEB'den ataması yapılmayan öğretmenlerin katıldığı program i
TSE, Sınavla Toplam 72 Kadrolu Personel Alacak
KPDS İngilizce Gramer Sorularının Kapsamlı Çözümleri
10 Bin Öğretmen Kadrosuna Atama Yapılmasına İlişkin Kanun Teklif
10 Bin Kadrolu Öğretmen Ataması Gelecek Aya Kaldı
Ösym 2009/6 KPSS Tercih Kılavuzu Yayımlandı
Halk Bankası Sınavı İle İlgili Merak Edilenler, Soru ve Cevaplar
2009 ALES Sözel Yetenek Testi ve Kapsamlı Çözümleri
2009 ALES Sayısal Soru Çözümleri
15 Kasım 2009 Tarihli MEB İlköğretim Müfettiş Yardımcılığı Yeter
14 Kasım 2009 Tarihli MEB Şeflik Sınavı Soruları ve Cevapları
2009 ALES Sonbahar Dönemi Soru Kitapçığı ve Cevapları

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Yorumlar

sağlık bakanlığı alımları
fe
kpss
link ölü
acil yardım
2010 kpss geçerlimi

Link Ölü
Askerlik
Mrb

Arkadaşlarım

kahkaha
bikedigordumsanki
gamzeyildirim
Blogcu Yardım
ussuahkam
busecegunler
evoironi
saglikci87
teknokit
ragıp şahin
mgurdal
kamerce
minigame
sanaldagarcik
yagmurubekledim
enhaylaz
guncelhayat9090