Grip misiniz, domuz gribi mi? İşte soğuk algınlığı, grip ve domuz gribi belirtilerinin farkları...
Dünyada salgın paniği yaşatan domuz gribinin aşısı ile ilgili tartışmalar sürerken, hastalığın Türkiye’deki kurban sayısı 19’a yükseldi.
Bazı okulların tatil edilmesi, kamuya açık alanların dezenfekte edilmesi, hijyen konusunda uyarı çalışmaları sürerken, domuz gribi olduğu şüphesiyle yüzlerce kişi hastanelere akın ediyor.
Bu arada da birçok insan soğuk algınlığı belirtileri ile domuz gribi belirtilerini karıştırıyor. Hangi tür grip olduğunu bilmeyenler için işte NTV'nin derlediği, soğuk algınlığı, mevsimsel grip ve domuz gribi belirtilerinin farkları...
1- Toplantılara katılınacak, 2- Yıllık plan yapılacak 3- Günlük plan yapılacak 4- OGYE çalışmasına katılınacak 5-TKY çalışmalarında bulunulacak 6- Nöbet tutulacak 7- Sınıflar düzenlenip panolar hazırlanacak 8- Toplantılar hafta sonları veya ders saatleri dışında yapılacak 9- Kurumların açtığı sınavlara ucuz iş gücü olarak gidilecek, 10- Seçimlerde zorunlu olarak sandık başkanı olunacak 11- Envai çeşit tören, kutlama vb. programa katılınacak. 12- Her hafta tüm öğrenciler için ve tüm derslerde değerlendirme formları doldurulacak. 13- Kişisel dosyalar her dönem sonunda doldurulacak. 14- Öğrenci tanıma fişleri doldurulacak. 15- Portfolyo dosyalarına hiçbir çalışma getirmeyen öğrencilere çalışmalarını getirmeleri için yalvarılacak. 16- Öğretmenliği öğretmenlerden iyi bilen velilere dert anlatılacak. 17- Sosyal kulüp çalışmaları ve toplantıları yapılacak. 18- Rehberlik çalışmaları, anketleri yapılacak ve raporları tutulacak 19- Ders işlemek yerine internetteki ve kitaplardaki bilgileri bize okuyarak "bak okuyan toplumuz" imajı veren insanların zorunlu seminerlerine katılınacak. 20- Pansiyonda nöbet esnasında öğrencilerin yemek etüt, uyku, banyo, hastalık, can sıkıntısı, aileden ayrılık sendromu, koğuş ve oda düzeni durumlarına bire-bir müdahil olunacak. 21- Sınırsız sorumluluk, öğrenci takılıp düştüğünde polise ifade verilecek. Hiçbir dayanağı olmaksızın dayakçı öğretmen olmakla suçlanılacak. 22- Öğrencilere çalışma kâğıdı hazırlanacak 23- Öğrencilere yarın ne gibi etkinlikler yaptırabilirim diye düşünülecek 24- Velilerle görüşülecek 25- Teneffüslerde çocukların şikâyetleri dinlenecek 26- Panolara asılan şeyler belli aralıklarla dosyalanacak 27- Her hafta rehberlik ve sosyal etkinlikler dersi için tutanak tutulacak 28- Toplum hizmeti için zaman yaratılacak 29- 40 dk içinde yüz kere öğretmenim diyen bücürlere efendim denilecek 30- Kavga edenler ayırt edilecek, kafası gözü yarılanlara pansuman yapılacak, OKUMAYA ARA VERIN BEŞ DAKIKA ÇAY MOLASI
31- Değerlendirme testleri hazırlanacak 32- Değerlendirme testleri evde değerlendirilecek, 33- Üstüne saldıran veliler ikna edilecek, 34- Bilgi yarışmalarına öğrenci hazırlanacak, 35- Öğrencilerin evlerine gidilip hal hatırı sorulacak, 36- Saha çalışması yapıp okula gelmeyen öğrencileri toplayacak ve okula getirecek, 37- Temizlik, spor, fotokopi, demirbaş, sabun, tuvalet kağıdı için para toplanılacak, 38- Taşımalı öğrencileri sabah servisten inerken sayıp kontrol edilecek, 39- Öğle yemeğinde listeden çağırıp sıraya koyulacak, 40- Okul çıkışı öğrenciler servislerine bindirilecek. 41- Belirli Gün ve Haftalarla ilgili program hazırlanacak, 42- Öğrencilere katılım için yalvarılacak, 43- Belirli günler ile ilgili pano hazırlanacak, 44- Panolar için yazı ve şiirler, bulunacak ya da kontrol edilecek. 45- Veliler okulda bilgilendirilip, eğitilecek 46- Kanuni hak olan sevk ve izin istenirken mahcup, hafif ve ince bir sesle rica edilecek ve sevk dersin olmadığı bir zamana denk getirilecek, hasta hasta derslere girilecek, bazı yerlerde muayene saati sevke yazdırılacak (diğer çalışanlara da mesai dışında mı sevk alın deniliyor acaba). 47- Veli toplantıları yapılacak. 48- Okul aile birliği toplantılarına katılınıp velilerin kahırları dinlenecek. 49- Her dönem ve gerektiğinde zümre toplantıları yapılıp tutanak hazırlanacak. 50- Yeni müfredat konusunda veliler bilgilendirilecek. 51- Gözlem dosyaları tutulacak 52- Etkinlik yaptırılacak(yapmayanlara bir şey yapılmayacak)53- Sınıf başkanı, kitaplık görevlisi, temizlik başkanı seçilip görevlerini yapıp yapmadıkları günlük olarak takip edilecek. 54- Hizmetlilere ya da idareye bildirilen temizlik, tamirat ve görüşler bu kişiler tarafından dikkate alınmayacak. 55- Gelen giden evrak defteri doldurulacak 56- Laboratuar düzenlenecek, temizlenecek 57- Müdür ve müdür yardımcılarının yapmak istemedikleri görevler yapılacak 58- Çocukların elbise, saç, tırnak temizliği ile ilgilenilecek. 59- Deneyler, gözlemler, etkinlikler için hazırlık yapılacak.5 DAKIKA IHTIYAÇ MOLASI VEREBILIRSINIZ 60- Beslenme saatinde beslenme yaptırılacak. 61- Başarısızlığın sebebi araştırılacak. 62- Mahallede kavga edenlerin aileleri okulda dinlenecek. 63- Müdür Beye hesap verilecek. 65- Dersi boş olan, derslerine branş öğretmenleri giren (özellikle sınıf öğretmenleri) öğretmenler, ''İşlerim var şu boş sınıfa derse giriver'' diyen idarecilerin derslerine girilecek. 66- Birilerine ek ders ücreti verebilmek için açılan seminer, hizmet içi eğitim vb. şeylere gerçekten ihtiyacı olup olmadığını bilmeden, sormadan zorunlu olarak ders saatleri dışında katılmak zorunda kalınacak. 67- Sorumluluğu çok yüksek olan nöbetçilikler yapılacak. 68- Son zamanlarda artık iyice raydan çıkan eğitim sisteminde öğretmenlikten çok dadılık yapılacak. 69- Müdür ve müdür yardımcılarının imalı ve iğneli sözlerine kulak asılmayacak, duymazlıktan gelinecek. 70- Spor parası toplanacak. 71- Yakacak ve ihtiyaçlar için aidat toplanacak hatta vermeleri için yalvarılacak 72- Onur kurulu ve disiplin kurulu toplantılarına katılınacak 73- Nöbet günü ve diğer günler öğrencilerin kılık kıyafet kontrolü yapılacak 74- Nöbet defterine gelmeyen öğretmen yazılacak ve sınıf defteri imzalanacak. 75- Zaman zaman öğrenci çantalarına arama yapılacak 76- Okula getirilmesi yasak olan eşyalar için tutanak tutulacak ve bu eşyalar ailelerine teslim edilecek. 77- Aidat toplanacak hatta vermeleri için yalvarılacak 78- Nöbetlerde mıntıka temizliği yaptırılacak. 79- Ünitelendirilmiş Yıllık Plan Yapılan Açıklamalar 80- İş Günü Takvimi 81- Ünite Süre Çizelgesi 82- Yıllık Çalışma Programı 83- Haftalık Ders Programı 84- Ünite Çalışma Dosyası 85- Sınıf Ders Defteri 86- Deney defteri Raporu 87- Gezi Planı 88- Öğrenci Kişisel Robşayanı 89- Öğretmen Not Defteri 90- Kitaplık ve Defteri 91- Çevre İncelemesi 92- Tebliğler Dergisi Fihristi 93- Sınıf Demirbaş Listesi 94- Ders Dışı Etkinlik Dosyası 95- Yazılı Kağıt ve Cevapları 96- Ödev Listesi-Ödevler 97- Dershane Araçları 98- Koordinasyon Kurulu Kararı a. Cümle Listesi b. Metin Defteri c. Metinler d. Kontrol Tablosu 99- ????????????????????? (soluklanalım biraz) BİRŞEYLER ATIŞTIRABİLİRSİNİZ 100. Teneffüslerde ve öğlen aralarında çocukların sorunlarını dinleyecek, varsa anlamadıkları ya da çözemedikleri derslerin sorularını cevaplayacak. 101. Evde yazılı okuyacak, çalışma kâğıdı, performans -proje ödevi hazırlayacak. 102. Tüm bu okul işlerinden zaman kalırsa kendine, evine varsa eşine ve çocuğuna zaman ayıracak. 103. Okul idarecilerinin yapamadığı e-okul, ilsis vb. işleri yapacak 104. Sınıfını boyamak için boyacılık yapacak. 105. Okul idaresinin velilerden toplaması gerektiği paraları toplayacak. 106. Bir çocuğun burnu kanasa çocuğun başında hastanede refakatçi olacak. 107. Gerektiğinde sınıfını temizleyecek. 108 köy okullarının sobaları yakılır. 109 tuvaletler her hafta düzenli olarak temizlenir. 110. Bozulan sandalye, masa idareciye bildirilir, o ilgilenmezse hizmetliye oda benim işim değil dedikten sonra tamiri yapılır. 111. Okul önlerinde trafik kazalarını engellemek için gönüllü trafik memuru olunur, 112. Okul önlerine gelen it, çakal ve uğursuz takımı okulun huzurunu bozmasın diye okul müdürüne bildirilir, nöbetçi öğretmen değil misin ilgilen dedikten sonra çocuklarla konuşulup uzaklaştırılır. 113. Çocuğunu azarladı diye öğretmeni tehdit eden veliden korumak üzere diğer öğretmen arkadaşla mesai çıkışında durağa kadar beraber gidilir. Bir gün yanında gitmezsin velinin öğretmene saldırdığını duyarsın hastanede ziyaretine gidersin. 114. Yukarıdaki madde başından geçen öğretmenin hiç suçu olmadığı halde ceza alabilirim korkusuyla ne öğrenciye ne de veliye hiç bir şey yapamadığını duyar sinirden isyan edersin. 115. Okulun zaten olmayan eğitim öğretim araçları için çevrede çalışma yapılır, 116. On Dokuz Mayıs, Yirmi Üç Nisan, Yirmi Dokuz Ekimlere öğrenci çalıştırırsın. 117. Bayramlara öğrenci çalıştırmak için dersten bir saat erken gelirsin MEB'nın haberi bile olmaz ama bayram günü okula gelmiyorsun diye (ne demek oluyorsa) ek dersin kesilir sinirden küplere binersin. 118. Okumabayramı düzenlersin. 119. Okul Aile Birliği çalışmalarına katılırsın. 120. Bölge zümre öğretmenler kuruluna katılırsın. 121. Sosyal etkinlikler kuruluna katılırsın bütün özel günlerin kutlamalarında çalışırsın. 122. Okulun elektrik tesisatında sorun olduğu zaman çözüm bulur tornavidayı eline alırsın. 123. Elektrikler kesilir, veli öğrenciyi almaya gelmez çocuğu evine kadar götürürsün, anneyi evde bulamaz komşuları arar sonunda bir komşuda konken partisinde bulursun. Veli çocuğu almayı unuttuğunu söyler tımarhaneye bir adım daha yaklaştığını hissedersin. 124. Öğrenci kütüklerine bilgileri girersin, aynı bilgileri e okula, öğrenci tanıtma kartına ve ruhsal dosyalara da girdiğin için öğrencinin ev adresine kadar her şeyini ezberlemiş olursun. 125. Veli toplantıları yaparsın veliler toplantıya katılmadığı gibi akşamı gelir benim çocuğun durumu nasıl öğretmen bey der anlatırsın. 126. Okul gezileri düzenlersin, piknik düzenlersin, yılsonu partisi düzenlersin, pilav gününü ayarlarsın, sonunda kendini Ahmet San zannetmeye başlarsın.KAHVE MOLASI 127. Önemli günler ve haftalarda okul ses düzenini ayarlarsın. İşleri ileri götürür dizüstü bilgisayarınla müzik parçalarının çalınmasını sağlar kendini dj zannedersin. Hatta daha da ileri götürüp düğünlere ton maister olarak katılırsın. 128. Okul bahçesine fidan diker sulanmasını sağlarsın. 129. Öğrenci doğum günlerini ezberler zamanı gelince kutlarsın. 130. Okul ve sınıf duvarlarını çok dikkatli kullanırsın nitekim hazırlaman gereken pano vs.ler var olan duvar büyüklüğünden fazladır. 131. Okulun tamirat tadilat işlerini ME üstlenmediği için iş başa düşmüştür eşe dosta haber salar, firmalarla görüşüp sonunda askerler ve belediye sayesinde halledilmesini sağlarsın. 132. Çalışmayan bütün okul araç gerecinden haberdar olur nasıl çalıştırılabileceği üzerine düşünürsün. 133. Tam yastığa başını koyarsın ki bugün Meltem'in babasının öldüğü haberi aklına gelir iki gözün iki çeşme ağlarsın. 134. Bir öğretmen, bir dolap ve kırk üç öğrenci küçük bir sınıfa nasıl sığar bilmecesini çözmen için tam bir yılın vardır her türlü kombinasyonu dener sonunda çözümün olmadığını fark edersin ama yapacak bir şey yoktur. 135. Öğrencinin defterine yazdırdığın ödevi veliler de bilsin diye okul kapısına da asarsın akşam tam televizyonda eğlence seyrederken telefonda kaba bir ses "Haaa ögretmen hoca çocuğun ödevi ne ola?" sorunsalıyla karşı karşıya kalırsın bir de ona ödevi anlatırsın. 136. Çocuklara verdiğin ödevleri derste kontrol edersin. 137. Ödevini yapamayan ya da yanlış yapan öğrenciyle teneffüslerde ödev yaparsın. 138. Çocuklara en güzel hikâye kitaplarını en ucuza almak için kırtasiye kırtasiye dolaşırsın. 139. Okula gelen müfettişlere takla atar sınıfının ne kadar çalışkan olduğunu anlatmaya çalışırsın. 140. Sen teneffüste öğretmenler odasında otururken sınıfa giren veli öğrenciyi alır götürür. Her yere telefon açar sonunda ne olmuş ki cevabını alırsın. 141. Öğrencilerin dersi anlayamayacağını düşünüp ek materyaller ve çalışmalar hazırlarsın. 142. Yapamayan ve bireyselleştirilmiş eğitim programına sahip öğrenciler için farklı çalışmalar yapmaya çalışırsın. 143. Okula gelen sinemanın, tiyatronun biletlerini satar bilumum satıcıların uğrak mekânı halini alırsın. 144. Çocuklarının sınıfta çekilen fotoğrafları için veli ile satıcı arasında arabulucu görevi yapar ikisi beşe olmaz mı hocam sorusuna çare aramaya çalışırsın. 145. Karnı, başı ve bilumum organları ağrıyan öğrenciler için eve telefon açar gelip çocuğu almasını istersin. 146. Beslenme saatinde öğrencilerin beslenmelerini yapmaya yardımcı olur, sütlerini açar, meyvelerini soyar, dökülenleri temizlersin. 147. Burnu akan öğrencinin burnunu temizlersin. 148. Okula yeni gelen öğrenciyle bahçeye çıkar oyunlar oynarsın. 149. Beden eğitimi derslerinde beşinci sınıf öğrencisine koşu yarışı yaparsın. Yenilirsen yaşlandığını artık kabul etmeye başlarsın. 150. Birinci sınıf öğrencileri teneffüslerde amca şu çocuk bana "dıt dıt dıt dıt dıt." dedi der sen de ona hem nasıl söylenmesi gerektiğini, seninde bir öğretmen olduğunu anlatmaya çalışır, çocuğu rahatsız edeni bulup cezalandırırsın. 151. Öğrencilere yazılı, sunu, değerlendirme testi, konu testi, ünite değerlendirmesi hazırlamak için saatlerini harcarsın bir de bunların değerlendirilmesi vardır. 152. Deprem, yangın tatbikatı yaparsın, gerçek zannedip korkan öğrencileri sakinleştirirsin. 153. Bayramlar, önemli günler ve haftaların yapılabilmesi için okula izin dilekçesi yazar, olup bitenlerin tutanaklarını tutarsın. 154. Civcivleri doğuran, inekleri ağıldan çıkaran MEB tarafından basılıp TTKB tarafından değerlendirilen kitapların yaptığı hataları düzeltmek için raporlar hazırlar öğrenciler bunların hatalarını anlatırsın. 155. İki satır harf yazmakla sözcükleri birer kez yazmakla okuma yazma öğrenileceğini zanneden okuma yazma öğren(em)iyorum kitabıyla çocuklara okuma yazma öğretmeye çalışacaksın. 156. "tulete tittem" (tuvalete gideceğim) diyen çocuğun okuma yazma öğrenemeyeceğini daha kalemi bile tutamadığını söylediğin halde veli bu konuda ısrarlı olacak mecburen okulda tutacaksın. Ancak okuma yazma öğrenemediğinde yine sen suçlu olacaksın. 157. Kurallara uymayan bir çocuğa müdahalede bulunacaksın çocuk öğretmen beni dövdü diyecek. Soruşturmalarda derdini anlatmaya çalışmayacaksın. 158. Yurdumun daha polisinin giremediği yerlerinde askerin tek başına dolaşamayacağı dağlarında tek başına görev yapacaksın. 159. Üç yüz bin kişilik öğretmen içinde bir tanesi öğrenci dövdüğü için dayakçı öğretmenler olarak anılacaksın. Bunu kimseye anlatamayacaksın. 160. Teneffüslerde tam sohbet ortasında öğretmenler odasına gelen öğrencinin kanayan yerlerini pansuman edeceksin. 161. Okuyan öğrencilere kırmızı kurdele dağıtacaksın. Alamayanlar ağlayacak neden alamadığını anlatacaksın. 162. Yazı defteri, kitabı, resim defteri, boyaları ve bilumum malzemesi olmayan öğrenciyle ders yapmaya çalışacaksın. 163. Okulun ilk haftası okula gelen öğrencilerinden ağlayanlara kendinin sevdirmeye çalışacaksın. 164. Sınıfının daima temiz olmasını sağlayacaksın. 165. Öğrencilerin sınıfa getirebileceği malzemelerle deneyler tasarlayacaksın. 166. Malzeme getirmeyen öğrenciye farklı çalışmalar bulacaksın. 167. Sabah öğrencilerden önce okulda olup sobayı yakacaksın. 168. Karlı havalarda ayakları ıslanan ve lastik ayakkabıları içinde donma tehlikesi yaşayan öğrencilerinizin ayakkabı ve çoraplarını çıkarıp, sobanın yanında kurutup, tekrar giymelerini sağlayacaksın. (1. sınıf olunca çok daha fazla için burkularak) 169. Her teneffüs bir yerlerini inciten kanatan öğrencilerinize pansuman yapacaksın 170. Bu kadar olumsuz koşullarda işinizi en iyi şekilde yapmaya çalışırken gelen müfettişlerin duvardaki panoların neden simetrik olmadığını sorduğunda estağfurullah çekerek cevap vermek. 171. Aslında idarenin yapması gereken 4-8. sınıfa kadar öğrenci notları, aldıkları belgeler elektronik ortama aktarılacak, 172. Bir dönemde kaç kitap okuduğu e-okula yazılacak, 173. Bilgisayar kullanmasını bilmeyen müdür yardımcılarına derse girmeyip yardım edilecek, 174. Okul çıkışlarında etüt yapılacak, 175. Hafta sonu kursa girilecek, 176. Her dönemin başında ve sonunda zümre öğretmenler tarafından müfredatı değerlendirme raporu yazılacak ama bu raporlar bir tek Allahın kulu tarafından adam gibi okunmayacak, öğretmenler müfredatla ilgili aynı sıkıntıları yaşamaya devam edecek... 177. Okul sitesini yapacaksın. (Bazıları gönüllü yaptı vazifemiz olmamasına rağmen.) 178. Olmadı üstüne İl,İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü sitesini yapmaya çalış...
Avrupa'da ilk kez Almanya’da kullanılan E-posta bu yıl 25. yaş gününü kutluyor
Önde gelen modern iletişim teknolojilerinden e-posta, Avrupa'da ilk kez bundan 25 yıl önce Almanya’da kullanıldı.
Almanya'ya ilk elektronik posta 3 Ağustos 1984 tarihinde ABD'den gönderildi. Boston'daki ünlü Massachusetts Institute of Technology (MIT) tarafından yollanan e-posta, Karlsruhe Üniversitesi enformatik uzmanı Werner Zorn'un CSNET isimli bilgi paylaşım ağına dahil edildiğini müjdeliyordu.
Aradan geçen 25 yılda elektronik postalar, sadece bilimsel bilgilerin paylaşıldığı bir iletişim biçimi olmaktan çıkıp günlük yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Almanya'daki internet kullanıcılarının değişen profiliyle birlikte e-posta kullanımında da farklılıklar görülüyor.
E-posta hala gözde... Alman bilişim branşı birliği BITKOM tarafından yaptırılan bir araştırmaya göre, Alman bilgisayar kullanıcıları elektronik postaya olumlu bakıyor. Deutsche Welle'nin haberine göre, kullanıcıların yüzde 88'i e-postanın yaşam kalitesini artırdığına inanıyor. Yüzde 89'u esnekliğe imkân tanıdığını, yüzde 84'ü ise bilgiye erişimini kolaylaştırdığını düşünüyor. Alman bilgisayar kullanıcısının yüzde 66'sı üretkenliğinin e-postayla arttığına inanırken, yüzde 61'i bu iletişim aracı sayesinde zamandan tasarruf ettiğini belirtiyor.
BİTKOM'un araştırması Almanların yaklaşık yüzde 70'inin düzenli olarak internet kullandığını, 14 yaşından büyük kullanıcıların yüzde 85'inin e-posta kullandığını ortaya koydu.
E-posta kullanımı eğitim seviyesi ve yaşa göre değişkenlik gösteriyor. Eğitim seviyesi yükseldikçe e-posta kullanım oranı artıyor. Aynı şekilde çeşitli yaş grupları e-postayı farklı kullanıyor. 14-29 yaş arası bilgisayar kullanıcılarının dörtte biri her gün e-posta arterken bu oran 45-59 yaş arası grupta yüzde 50'ye çıkıyor. 60 yaş üzerinde e-posta kullanımı tekrar dörtte bire iniyor.
Gençlik ‘anında mesaj’diyor...Kullanıcılar, cinsiyete bağlı farklı bir profil sunuyor. Alman erkeklerinin yüzde 59'u her gün elektronik posta atıyor. Kadınlarda bu oran yüzde 43'e geriliyor.
E-posta, 14-29 yaş arası grupta anlık mesajlaşma yazılımlarıyla yoğun bir rekabet yaşıyor. Bu yaş grubundaki her iki kişiden biri internet üzerinden sohbet ve haberleşme için chat ve MSN Messenger gibi anlık mesajlaşma hizmetlerini kullanıyor. Bu oran, yaş küçüldükçe daha da artıyor. 10-17 yaş arası çocuk ve gençlerin yüzde 94'ü e-posta yerine anlık mesajlaşmayı tercih ediyor.
Alman bilişim branşı birliği BITKOM'un başkanı August-Wilhelm Scheer, "Elektronik posta, iletişimi hızlandırıp basitleştirdi. Artık kimse e-postadan vaz geçmek istemiyor" diyor.
Birçok insan 'hayır' diyemediği için zor duruma düşüyor. Halbuki 'hayır diyebilmek' de bir erdemdir. 'Hayır' diyemediğimiz için çoğu zaman kendimize olan güvenimizi yitirir, istismara açık bir insan oluveririz. Bunun için hoşlanmadığımız, istemediğimiz ya da suistimale açık şeylere 'hayır' diyebilmeliyiz.
Arkadaşınız sizden borç istiyor fakat biliyorsunuz ki geçmişte de birkaç kez borç istemişti ve ne yazık ki arkadaşınız borcunu geri ödeme hususunda iyi bir sicile sahip değil. Ve siz aslında kendinizi fazlasıyla kullanılmış hissettiğiniz halde ona 'hayır' demekte zorlanıyor musunuz? Ya da 'hayır' demeyi başardınız fakat kendinizi suçlu ve kötü mü hissediyorsunuz?
Neden "hayır" demek bu kadar zor?
Doğumumuzdan itibaren onay almak, varlığımızın kabul görmesi sağlıklı ve mutlu bir yaşam için temel gereksinimlerimizden biridir. Bizler yetişirken çeşitli şekillerde onay almayı öğreniriz, mesela başkalarına 'evet' dediğimizde bizi daha çok sevdiklerini, başkalarıyla aynı fikirde olmadığımız zamanlarda, kendi fikrimizi ifade etmenin gruptan dışlanmamıza sebep olacağını düşünüyor olabiliriz. Çünkü, bizler beğenilmek ve sevilmek isteriz ve birinin isteğini reddettiğimizde sevilmeyeceğimizi, onay almayacağımızı düşünürüz.
Niçin "hayır" demeliyiz?
Yeterince vaktimiz ve kaynağımız olmadığında, değerlerimizle düşüncelerimizle çelişen isteklerle karşılaştığımızda, kişisel ihtiyaç ve isteklerimizle çakışan durumlarda veya kendimizce reddetmek için sebeplerimizin olduğu durumlarda 'hayır' diyebilmeliyiz. Aksi halde her şeyden önce kendimize olan saygımızı kaybederiz, başkalarının bizi sömürmesine izin vererek, kendi kendimizi de sömürmüş oluruz. İstemediğimiz halde 'evet' dersek, neticesinde hissedeceğimiz hisler; kızgınlık, kullanılmışlık hissi, utanç, mutsuzluk, düşük öz değer olacaktır.
Çocuk ve gençler için negatif akran baskısı tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir. 'hayır' deme becerisi gelişmemiş çocuk ve gençler akran baskısına daha kolay boyun eğerler. Genç, bağımlılık yapan maddeye, arkadaş grubuna ayak uydurma, dışlanmama isteği adına 'hayır' diyemeyebilir. Ya da bir çocuk, art niyetli bir kimsenin istismarına, 'hayır' demeyi bilmediği için daha açık hale gelir.
Nasıl "hayır" demeli?
'HayIr' cevabını almak pek çok kişi için tatsız bir durumdur. Bunun için "hayır"ı karşımızdakinin duygularını incitmeyecek bir tarzda fakat aynı zamanda kendinden emin ve kesin bir şekilde dile getirmemiz önemlidir.
Beden dilinizin ve ses tonunuzun söylediklerimizle uyumlu olmasına dikkat edin. Karşımızdakiyle göz kontağı kurarak, gündelik sakin bir konuşma tonu kullanın.
'HayIr' dedikten sonra kısa ve net şekilde sebebini belirtin: "Sana ödevinde yardım edemeyeceğim, çünkü öğretmen herkesin ödevi yardım almadan yapması gerektiğini söyledi."
"Şu anda seninle konuşamayacağım, yarın erken kalkmam lazım ve kendimi çok yorgun hissediyorum."
Uygun durumlarda isteği başka bir zamana erteleyin: "Bugün müsait değilim fakat önümüzdeki hafta görüşebiliriz."
Uygun durumlarda farklı bir şekilde yardımcı olabileceğinizi belirtin: "Senin için bu raporu yazamam fakat istersen sen yazarken sana okuyabilirim."
BazI durumlarda düşünmek için süre isteyebilir ve düşündükten sonra karar verebilirsiniz: "Sana borç verip veremeyeceğimi, bu ayki harcamalarıma bir göz attıktan sonra söyleyebilirim."
Dürüst ve açık olun: "Seninle vakit geçirmek hoşuma gidiyor fakat gideceğimiz yerlere hep sen karar veriyorsun. Aslına bakarsan, oraya gitmek istemiyorum."
ABD’deki Carnegie Mellon Üniversitesi’nin ölümcül kanser hastası olan öğretim üyelerinden Prof. Randy Pausch’un “son ders”i internette en çok izlenen ideolar arasında yer aldı.
Sanal dünyanın mimarlarından kabul edilen Prof. Pausch’un, birbuçuk saatlik duygusal vedası, internette 1 milyon kez indirildi. Pausch, son dersinde hayattan aldığı dersleri öğrencileriyle paylaşıyor.
ABD üniversitelerinde zaman zaman öğretim üyeleri “Son dersim olsaydı öğrencilere ne anlatırdım” teması altında öğrencilerle deneyimlerini paylaşır. Carnegie Mellon Üniversitesi’nden ölümcül kanser hastası Prof. Randy Pausch’un geçen eylül ayındaki son dersi ise gerçekten “son ders”i oldu. Birkaç ay ömür biçilen sanal gerçeklik uzmanı 46 yaşındaki Prof. Pausch’un yaşam hikayesinden kesitlerin yer aldığı, öğrencilerine tavsiyelerde bulunduğu konuşması, kısa sürede internet üzerinden dünyaya yayıldı. Aç kalmadan bir ayda 7 kilo vermenin sırrı.
Karaciğer kanseri olan Carnegie Melon Üniversitesi Bilgisayar Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Pausch, geçirdiği operasyona ve gördüğü kemoterapiye rağmen hastalığı yenmede başarılı olmadı. Konuşma öncesinde projeksiyonla karaciğerini kemiren tümörün röntgen fotoğrafları duvara yansıtıldı. O sırada bir CBS muhabiri, “Noel’i görebilecek misiniz” diye sordu. Pausch, “Yüzde 50 şans var” dedi, sonra da “Ama babalar gününde hediye almalarına gerek kalmayacak” diye de ekledi.
ÇOCUKLUK HAYALLERİ
Prof. Pausch’un son dersinin konusu, “Çocukluk hayallerinin gerçeğe dönüştürülmesiydi.” Küçükken yerçekimsiz ortamda bulunmak, Amerikan Futbol Ligi’nde oynamak, Disney maceralarının içine dalmak, Uzay Yolu’nda Kaptan Kirk olmak gibi hayalleri olduğunu belirten Prof. Pausch, bu hayallerinin futbol dışında çoğunu gerçekleştirmiş sayılacağını söyledi. En büyüğü beş yaşında üç çocuk sahibi olan öğretim üyesi, öğrencilerine de şu tavsiyede bulundu: “Diğer insanlara karşı sabırlı olun, bir gün sizi şaşırtacak ve etkileyeceklerdir. Ve şunu unutmayın, iyi bir hayat sürerseniz, hayalleriniz gerçek olur.”
Anne babalara da çağrıda bulunan Pausch, “Çocuklarınız bırakın duvarları boyasın, rahat olun. Size en büyük vasiyetim bu olacaktır. Bırakın Amerika’daki çocuklar duvarları boyasın” dedi. Duygusal veda
Son dersindeki duygusal konuşmasında öğrencilerine “çocukluk hayallerine sadık kalmalarını” tavsiye eden Prof. Randy Pausch’un konuşması, Youtube dahil, internetteki sitelerde en çok izlenen video oldu.
İnsanların bisiklete binmeyi bir kez öğrenince bir daha unutmamalarının nedeninin beyincikte bulunan bir sinir hücresi olduğu belirlendi.
İtalyan haber ajansı Adnkronos'un Daily Express gazetesine dayandırarak verdiği habere göre, İngiltere'deki Aberdeen Üniversitesinden bir grup bilim adamı, beyincikte bulunan ve bisiklete binmek, kayak yapmak ya da çubukla yemek yemek gibi becerilerle ilgili bir sinir hücresi keşfetti.
Bilim adamları, beyinciğin yaydığı elektro sinyalleri takip eden ve bunları bellek için beynin diğer bölümlerine gönderen "bekçi" sinirin, beynin yeni öğrenilen koordinasyon becerilerini hatırlamasına yardımcı olduğunu tespit etti.
Buluştan, nörolojik rahatsızlıkları olanlar için yapay cihaz imalatında yararlanılabilmesi umuluyor.
2009 KPSS’nin hemen akabinde Filozof Akademi’nin uzman ekibi tarafından yayına hazırlanan 2010 KPSS ÖN HAZIRLIK KİTABI niteliğinde KPSS EĞİTİM BİLİMLERİ YAZ ÇALIŞMA KİTABI arayan tüm öğretmen adaylarına hediye olarak gönderilmektedir. Ayrıca, yine 2010 KPSS ÖN HAZIRLIK KİTABI niteliğindeki KPSS GENEL YETENEK GENEL KÜLTÜR YAZ ÇALIŞMA KİTABI’da tüm öğretmen adaylarına ve memur adaylarına ücretsiz hediye olarak gönderilmektedir.
EĞİTİM BİLİMLERİ YAZ ÇALIŞMA KİTABI (180 sayfa)
2009 KPSS EĞİTİM BİLİMLERİ SORULARI VE AYRINTILI ÇÖZÜMLERİ
EĞİTİMİN TEMEL KAVRAMLARI
EĞİTİMİN FELSEFİ TEMELLERİ
EĞİTİMİN PSİKOLOJİK TEMELLERİ
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ
ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ
ÖLÇME DEĞERLENDİRME İÇİN TEMEL İSTATİSTİK BİLGİSİ
2009 KPSS’YE DAMGASINI VURAN KAVRAMLAR
GENEL YETENEK GENEL KÜLTÜR YAZ ÇALIŞMA KİTABI (180 sayfa)
2009 KPSS GENEL YETENEK – GENEL KÜLTÜR SORULARI VE AYRINTILI ÇÖZÜMLERİ
TÜRKÇE: ANLATIM BOZUKLUĞU
MATEMATİK: MUHAKEME PROBLEMLERİ
TARİH: lll. SELİM’DEN İTİBAREN TÜRK İNKILABINI HAZIRLAYAN ETMENLER
COĞRAFYA: TÜRKİYE’NİN COĞRAFİ BÖLGELERİ
VATANDAŞLIK BİLGİSİ: HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARINA KAPSAMLI BİR BAKIŞ
İnternette güvenli sörf için bazı kurallara uymak şart oldu. Bu yüzden belli kelimeler üzerinden arama yaparken bir kez daha düşünmek gerekiyor. İşte o kelimeler...
İnternet güvenliği uzmanları, webde "music", "download" veya "free" gibi sözcüklerle arama yapmanın virüs riskini büyük ölçüde arttırdığı uyarısında bulunuyorlar.
Merkezi ABD'de bulunan bir anti-virüs yazılım şirketi, 5 büyük arama motoru Google, Yahoo, Live, AOL ve Ask'da 2600 popüler sözcüğü inceleyerek ve 413 bin web sayfasını analiz ederek, internetin en tehlikeli kelimelerini tespit etti.
"Free" (bedava), "music" (müzik) ve "download" (indirme) kelimeleriyle yapılan aramaların kötü amaçlı yazılım riskini artırdığını belirleyen uzmanlar, arama çubuğuna "free music downloads" yazmanın internette sörf yapanların virüs riskini yüzde 20 artırmasına neden olduğunu buldular.
Firma yetkilisi, sadece bir yıl içinde kötü niyetli yazılım olarak adlandırılan virüslerde çok büyük değişiklikler olduğunu belirterek, "Bodrumunda virüs hazırlayanlardan, organize siber suçlara, terörizm ve diğer organize jeopolitik saldırı biçimlerine kadar virüsler tespit ettik" dedi.
"Screen saver (ekran koruyucu), free games (bedava oyunlar), work from home (evden çalışma), olympics (olimpiyatlar), videos (videolar), celebrities (ünlüler), music (müzik) ve news (haberler) kategorilerinin en yüksek virüs bulunma riskine sahip olduğunu belirten anti-virüs şirketinin uzmanları, "word unscrambler (kelime şifresi çözücü), lyrics (şarkı sözleri), myspace, free music downloads, phelps, game cheats (oyun ipuçları), printable fill-in puzzles (bulyap yazdırma), free ringtones (bedava cep telefonu melodisi) ve solitaire (iskambil falı) sözcüklerinin de en risklilerden olduğunun altını çizdiler.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın zorunlu eğitimi 9 yıla çıkarma kararı eğitim sürelerini gündeme getirdi...Milli Eğitim Bakanlığı'nın zorunlu eğitimi 9 yıla çıkarma kararının ardından, 6 yaşında eğitime başlayan bir çocuk yüksek lisans ve doktora da yaparsa en az 23 yıl okuyacak...
Gelecek eğitim-öğretim yılında 32 şehirde zorunlu eğitimin 9 yıla çıkması ve okula başlama yaşının 5'e indirilmesi "Bir kişi meslek sahibi olabilmek için kaç yılını okul sıralarında geçirecek?" sorusunu akıllara getirdi. 6 yaşında anaokulun kapısından giren bir çocuk, 9 yıl süren zorunlu eğitimini 14 yaşında tamamlayacak.
BİR YIL HAZIRLIK VAR
Ardından 4 yıl süren ortaöğretimi bitiren öğrenci, üniversite giriş sınavını geçtiği takdirde bir yükseköğrenim kurumunda okumaya hak kazanacak. Üniversitede bir yıl yabancı dil hazırlık sınıfında eğitim görecek olan öğrenci, kazandığı fakülteye göre en az 4 yıl sonra mezun olabilecek.
Gencin tıp fakültesini bitirmesi ise en az 6 yılını alacak. Yaklaşık 20 yılını okul sıralarında dirsek çürüterek geçiren öğrenci, bu sefer de 'meslekte yükselme' sınavlarına tabii tutulacak. Örneğin eğitim fakültesini bitirerek öğretmen olmak isteyen bir kişinin 2 yılda bir yapılan KPSS sınavına, tıp fakültesini bitiren bir kişinin ise Tıpta Uzmanlık Sınavı'nı geçmesi gerekiyor.
BÖLÜMÜNE GÖRE DEĞİŞİYOR
Uzmanlık sınavını kazandıktan sonra eğitim en az iki yıl daha uzuyor. Beyin cerrahisi ve kalp hastalıkları gibi bölümlerde ise bu süre 5 yılı kadar çıkabiliyor. Bir yandan da akademik kariyerine devam etmek isteyen öğrenci, sırasıyla 2 yıl yüksek lisans 3-5 yıl doktora ve yaklaşık 10 yıl da profesörlük için mücadele veriyor. Doçentlik unvanını aldıktan sonra en az beş yıl, açık bulunan profesörlük kadrosu ile ilgili bilim alanında çalışmış olmak gerekiyor.
Okul öncesi öğretim: En az 1 yıl
Zorunlu ilköğretim süresi: 8 yıl
Ortaöğretim süresi: 4 yıl
Lisans: 5 yıl (Hazırlık dahi)
Lisans üstü: 2 yıl
Doktora: 3-5 yıl
EĞİTİM ÖMÜR BOYU SÜRÜYOR
Eğitimin ömür boyu sürdüğünü söyleyen Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Kemal Arıkan, kişinin bir yandan eğitim hayatına devam ederken bir yandan da sosyal hayatını sürdürmesi gerektiğini kaydetti. Sadece eğitimin yeterli olmadığını dile getiren Prof. Dr. Arıkan, özellikle öğrencilerin öğrendikleri her bilginin hayatta karşılığını bulmalarını istedi.
BAŞARININ SIRRI BURADA
Böylelikle öğrenmenin daha kolay olacağını ve insanı yormayacağını kaydeden Arıkan, "Teoriyle pratiği birlikte yürüten kişi hem işinde, hem evinde başarı sağlar" dedi.