“... öğrenmenin ortak özelliklerinin şunlar olduğu görülmektedir:
1. Davranışta gözlenebilir bir değişme olması
2. Davranıştaki değişmenin nispeten sürekli olması
3. Davranıştaki değişmenin yaşantı kazanma sonucunda olması
4. Davranıştaki değişmenin yorgunluk, hastalık, ilaç alma vb. etkenlerle geçici bir biçimde meydana gelmemesi
5. Davranıştaki değişmenin sadece büyüme sonucunda oluşmaması “ (N. Senemoğlu, Gelişim, Öğrenme ve Öğretim)
3 aylık bir çocuğun emekleyebilmesi, sadece büyümeye bağlı olarak meydana gelen bir durumdur. Başka bir ifadeyle bu çocuk emeklemeyi hiç kimseden öğrenmemiş, devimsel gelişiminin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
Doğru Cevap: C seçeneğidir.
2.Aşağıdakilerden hangisi, eğitimin hatalı yan ürünü olan davranışlar içerisinde değerlendirilebilir?
A)Bir üniversite öğrencisinin final sınavından zayıf not alması
B)Bir kimyagerin sinir gazı üretmesi
C)Suçiçeği çıkartan bir çocuğun mızmızlık yapması
D)Bir ailenin çocuğun eğitirken despotça yöntem kullanması
E)Bir çocuğun 2+2 sorusuna cevap olarak 5 demesi
Çözüm:
“Eğitim yoluyla, her zaman istendik nitelikte davranışlar kazandırılmaya çalışılır. Ancak, bazen eğitimin hatalı yan ürünü olarak, istenmeyen davranışlar da meydana gelebilir. Örneğin; kopya çekmek vb.”
Doğru Cevap : B seçeneğidir.
3.Ateşli bir hastalık geçiren Ayşe’nin bu süreç dahilinde yapmış olduğu mızmızlık, öğrenme olarak değerlendirilemez.
Öğrenmeyi etkileyen faktörler düşünüldüğünde, bu durumun öğrenme olarak kabul edilememesinin nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?
A)Öğrenmede birey aktiftir.
B)Davranışta değişme olmalıdır.
C)Değişme yaşantı ürünü olmalıdır.
D)Davranıştaki değişim kalıcı izli olmalıdır.
E)Davranıştaki değişme, sadece büyümenin bir sonucu olarak meydana gelmemelidir.
Çözüm:
Öğrenmenin ortak özellikleri göz önüne alındığında, soruda verilen örnek gerek;
“Davranıştaki değişmenin yorgunluk, hastalık, ilaç alma vb. etkenlerle geçici bir biçimde meydana gelmemesi”
gerekse;
“Davranıştaki değişmenin nispeten sürekli olması”
özelliklerine uymadığı görülmektedir.
Çünkü Ayşe’nin mızmızlığı bir hastalığı bağlı olarak ortaya çıkmıştır. Bu hastalığı etkisi geçtiğinde, Ayşe’nin mızmızlık davranışı da geçecektir; yani davranış nispeten sürekli de değildir.
Doğru Cevap: D seçeneğidir.
4.Elektrik şokundan kurtulabilmeleri için, bir engeli atlamaları öğretilmek istenen köpekler, bu amaçla hazırlanmış özel bir düzeneğin içerisine yerleştirilmişlerdir. Deneyin amacı ortama verilecek elektrik şoku ile ses arasında köpeklerin ilişki kurmasını sağlamaktır.
Bu deneyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi ‘olumsuz habercilik (geriye koşullama)” ilkelerine uygun bir davranıştır?
A)Önce elektrik şokunu, ardından engeli ortama vermek
B)Önce engeli, ardından elektrik şokunu ortama vermek
C)Önce elektrik şokunu, ardından bir sesi ortama vermek
D)Önce sesi, ardından elektrik şokunu ortama vermek
E)Köpek engelden atlasa bile, elektrik şokunu ortamdan kaldırmamak
Çözüm:
“... Birinci gruba önce koşullu uyarıcı (ses) ve sonra koşulsuz uyarıcı (elektrik şoku) verilir. Rescorla bu yönteme ileriye koşullama ya da olumlu habercilik adını vermektedir. ... İkinci gruba ise, birinci grubun aksine önce elektrik şoku, sonra ses verilmiştir. Rescorla bu tür koşullanmaya da geriye koşullanma ya da olumsuz habercilik adını vermektedir. Burada da ses, elektrik şokundan sonra verildiğinde, hayvan için ses artık elektrik şokunun bittiğinin habercisidir ve şoktan kaçma tepkisinde azalma meydana gelmektedir
Doğru Cevap : C seçeneğidir.
5.Pavlov’un “klasik koşullanma deneyi” nde, organizma için başlangıçta ilişiksiz (nötr) bir uyarıcı olan zil sesinin, daha sonra “koşullu şartlı (koşullu) uyarıcı” haline gelmesi, aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru biçimde açıklanmıştır?
A)Koşullu uyarıcı ile diğer koşullu uyarıcının ilişkilendirilmesi sonucunda
B)Koşulsuz uyarıcı ile koşulsuz tepkinin ilişkilendirilmesi sonucunda
C)Koşulsuz uyarıcı ile nötr uyarıcının ilişkilendirilmesi sonucunda
D)Koşullu uyarıcı ile koşullu tepkinin ilişkilendirilmesi sonucunda
E)Koşullu tepki ile diğer koşullu tepkinin ilişkilendirilmesi sonucunda
Çözüm:
Koşullanma sırasında başlangıçta ‘nötr uyarıcı’ olan zil sesi, bu aşamanın ‘bitişiklik’ ilkelerine uygun olarak 3-4 kez tekrarlanmasının ardından ‘koşullu uyarıcı’ haline dönüşür.
Doğru Cevap : C seçeneğidir.
6.Sahibi tarafından ilk kez veterinere götürülerek aşıları yaptırılan bir köpek, aynı veterinere ikinci kere götürüldüğünde, içerideki beyaz önlüklü kişileri gördüğü anda huysuzluk davranışları sergilemeye başlamıştır.
Bu olayda ifade edilen ‘beyaz önlüklü kişiler” köpek veterinere ilk kez götürüldüğünde ve ikinci kez götürüldüğünde sırasıyla aşağıdaki kavramların hangisiyle örtüşür?
A)Koşulsuz uyaran – Koşullu uyaran
B)Koşullu uyaran – Koşulsuz uyaran
C)Nötr uyaran – Koşulsuz uyaran
D)Nötr uyaran – Koşullu uyaran
E)Koşullu uyaran – Nötr uyaran
Çözüm:
Koşulsuz (Şartsız)Uyaran (Uyarıcı) Tepkinin herhangi bir şarta bağlı olmaksızın, kendiliğinden gerçekleştiği uyarıcıdır.
Koşullu (Şartlı)Uyaran (Uyarıcı) Başlangıçta organizma için herhangi bir tepki vermesine gerek bırakmayan ancak sonradan şartsız bir uyarıcıdan hemen sonra işe koşulan nötr uyarıcıdır.
Nötr Uyarıcı Herhangi bir koşullanmaya maruz kalmamış organizma, bu tipteki uyarıcıya karşı herhangi bir tepkide bulunma ihtiyacı duymaz. Uyarıcı ile tepki arasında doğal ya da yapay bir bağ yoktur.
“Beyaz önlüklü kişiler”, köpek için ilk kez veterinere gittiğinde herhangi bir tepkide bulunmasına gerek olmayan uyarıcılardır (Nötr uyarıcı). Ancak daha sonra köpek vücuduna yapılan iğne ile canının acımasının ardından daha önceden nötr uyarıcı olan ‘beyaz önlüklü kişiler’ artık birer ‘koşullu uyarıcı’ haline gelmiştir.
Doğru Cevap: D seçeneğidir.
7.Yediği bir yemeğin bozuk olmasından ötürü, midesi fena halde bulanan bir birey, aynı hafta içerisinde aynı yemeği gördüğünde midesi aynı şekilde bulanabilir.
Parçada anlatılan olayda, altı çizili durumlar, sırasıyla aşağıdaki kavramların hangileriyle açıklanabilir?
Koşulsuz (Şartsız)Tepki Organizmanın, şartsız bir uyarıcıya karşı gösterdiği, belli bir şarta bağlı olmayan doğal tepkileridir.
Koşullu (Şartlı)Uyaran (Uyarıcı) Başlangıçta organizma için herhangi bir tepki vermesine gerek bırakmayan ancak sonradan şartsız bir uyarıcıdan hemen sonra işe koşulan nötr uyarıcıdır.
Koşullu (Şartlı)Tepki Başlangıçta organizmanın tepki göstermediği bir uyarıcıya tepki göstermeye başlamasıdır.
(Tablo : (Parça olarak) B. Tanık, Ders Notları, 2004)
Bir kişinin ‘bozuk bir yemek’ yemesinden sonra midesinin bulunması doğal bir tepkidir (Koşulsuz-şartsız-tepki). Normalde böylesi bir yemeği görmek, mide bulantısına neden olmadığı halde, bu kişinin aynı hafta içinde aynı yemeği görmesi, onun için önceki mide bulantısı gibi kötü bir deneyimini hatırlatır (Koşullu-şartlı-uyarıcı). Bireyin koşullu uyarıcıya verdiği tepki, ‘koşullu tepki’ dir.
Doğru Cevap: A seçeneğidir.
8.Klasik koşullanma süreciyle ilgili olarak, seçeneklerin hangisinde yanlış bir ifade kullanılmıştır?
A)Koşullanma sürecinde organizma aktif haldedir.
B)Tutum, tavır gibi duyusal hedeflerin kazandırılmasında etkilidir.
C)Bazı fobilerin klasik koşullanma yoluyla oluştuğu söylenebilir.
D)Bazı doğal reflekslerde, klasik koşullanmanın etkisi olduğu söylenebilir.
E)Koşullanma, zihinsel özürlü bireylerin eğitiminde kullanılabilir.
Çözüm:
“Klasik koşullanma deneylerinde organizma çaresizdir ve çaresizliği öğrenir.”
“... Diğer bir deyişle, organizma ne kadar çaba harcarsa harcasın durumu değiştiremeyeceğini öğrenerek pasif kalmakta ve bu pasifliği de tüm istenmeyen durumlara genellemektedir.”
Doğru Cevap: A seçeneğidir.
9.Eğitim sisteminin özünde ‘ceza’ benimsenmeyen bir yöntemdir. Örneğin, yaramazlık yapan bir ilköğretim öğrencisini okul müdürün yanına götürmek, sınavda yaptığı bir yanlışla ilgili olarak, doğru ifadeyi 40 kere tahtaya yazdırmak gibi. Böylesi cezalara &cced
Hafızanızı güçlendirecek, konsantrasyon ve odaklanmanızı arttıracak çok fazla gıda, takviye, bitki var. Bu beyin yiyeceklerini, düzenli egzersiz ve iyi bir gece uykusu ile birleştirirseniz, beyin gücünüzü güçlendirmiş olacaksınız. Ama aklınızda bulunsun bazı yiyecekler beyin için iyiyken, bazıları tam tersi etkiye sahiptir. İşlenmiş gıdalar karbonhidratta, şekerde, tuzda yüksek olan-örneğin kek,bazı ekmekler ve tahıllar beynin ihtiyacı olan bazı kimyasalları engelleyebilir.
Beyin gücünüzü arttırmak istiyorsanız, işte size bazı yiyecek ve takviyeler...
YUMARTA
Beynimizin katı kısmı yağdan oluştuğu için, ona iyi yağlar sağlamalıyız. Yağ asidi veya EFA- çünkü vücudumuz bu yağları üretemez.Beyindeki anıların yaratılması ve sürdürülmesine dahil olan sinapsın (kromozomların birleşmesi) oluşması için yağ gereklidir. Yumurta mükemmel bir EFA kaynağıdır.
YAĞLI BALIK
Eğer anneniz size balık yemenin sizi akıllı yapacağını söylediyse, doğru söylemiş. Yağlı balık çeşitleri örneğin som, sardalya,uskumru,ringa yüksek değerde omega -3 yağı olarak bilinen EFA’ya sahiptir. Bu yağ, beyin hücrelerimiz için çok önemlidir.Öğrenme gücünü ve hafızayı geliştirir. Sardalya da ilave bir fayda ise hafıza için gerekli olan beyin kimyasalı choline’e sahip olmasıdır.
SOYA
Burada bahsedilen bütün besinler proteinle paketlenme avantajına sahiptir. Bu da hafızaya bağlı sinir taşıyıcılarını tetikler. Soyada da böyledir.Soya proteini, soya fasulyelerinden alınan konsantre protein, büyük bir protein kaynağı olup takviye, sıvı veya toz halinde bulunur. Doğal haliyle bulunan soyada (soya sütü) gibi sözlü ve sözsüz hafızayı geliştirir.
OTLAR
Gingko biloba, Doğu kültüründe binlerce yıldır kullanılan, en çok bilinen hafıza otudur. Kan damarlarını genişleterek ve arz edilen oksijeni arttırarak , beyine giden kan akışını arttırır. Ama sonuçlarını görmeye başlamanız birkaç hafta alabilir. Aynı zamanda beyin hücrelerinezarar verecek radikallerden de kurtulur.
YEŞİL ADA ÇAYI
Son çalışmalarda yeşil ve siyah çayın Alzheimer hastalarında, akıl fonksiyonlarının ve hafızanın yok olduğu bir hastalıkla mücadele etme ilacı olduğu anlaşıldı. İki çeşit çayda hastalıkla birçok yönden mücadele ediyor. Ama en önemlisi acetylcholine’nin (Alzheimer hastalarında tükenmek üzere olan ,hafıza için ana kimyasallardan biri) yok olmasını engelliyorlar. Yeşil çay bu konuda bir adım önde, etkisi 1 hafta sürüyor, aynı bitkiden gelen siyah çayın etkisi ise bir gün sürüyor.
ADAÇAYI
Kelime hatırlama testinde, adaçayı alanlar almayanlardan daha başarılıydı. Bu mekanizma tam olarak belli olmasa da, uzmanlar adaçayının beyne mesaj gönderen kimyasalları arttırdığına inanıyor. Bu Alzheimer'li hastalarında problemi olduğu için, adaçayı bu hastalığın tedavisinde kullanılabilir.
BİBERİYE
Adaçayı gibi , biberiye de hafızayı güçlendirir, akıl berraklığını sağlar ve beyin yorgunluğunu azaltır. Çalışmalar, biberiyenin uzun dönemli hafızayı %15 geliştirdiğini göstermiştir.
B VİTAMİNİ
Sağlıklı ve dengeli beslenme size tüm gerekli vitaminleri sağlasa da, vitamin B hafızanız için gerekli olabilir. Özellikle stresli zamanlarda. Fiziksel veya mantıksal olarak stres altında olduğunuzda, vücudunuzdaki b vitamini azalır.B vitamini eksikliği, acetylcholine’in (hafıza için gerekli kimyasal) beyindeki fonksiyonlarını yerine getirmesini engeller. B vitamini aynı zamanda beyne oksijen taşır ve radikalleri yok eder. Bu da hafızayı veya duyuları güçlendirir.Ya vitamin alırsınız yada b vitamini açısından yüksek besinler(karaciğer, yumurta, soya fasulyesi,yeşil fasulye) tüketirsiniz.
DEMİR
Demir eksikliği- Amerika’da en yaygın olan besin eksikliği-birçok yan etkisi de vardır., konsantrasyon zorluğu, beyinde küçülme,dikkatin azalması Demir oksijenin beyne gitmesine yardımcı olur. Demir eksikliği yüzünden oluşacak oksijen eksikliği beyin hücrelerinin çalışmalarını yavaşlatacaktır.
Basit bir kan testi eksikliğiniz olup olmadığını gösterecektir. Eğer varsa, demir takviyesi alabilir veya demir içeriği yüksek yiyecekleri tüketebilirsiniz. Örn: yağsız et, fasulye. Vitamin C vücudunuzun demiri emmesini sağlar, bu 2 vitamini ya takviyelerden yada yiyeceklerden alın.
SU
Beynin %70 suyla kaplı olduğunu için, bu sıvı hafıza için gereklidir. Aslında subeyin fonksiyonlarının bir bütün olarak hızlandırır. Su olmadığı zaman daha yavaş çalışır. Bu durum hafıza içinde geçerlidir. Susuz beyin,bilgi bulundurma ve hafızayı oluşturmada beynin kapasitesini etkileyenhormon cortisolü salıverir. Cortisol, beynin daha basit ve içgüdüsel hareket etmesini sağlayan adrenalini serbest bırakır.Bu da beyin fonsiyonlarını ve hafızayı etkiler.
BEYİN GIDASI
Hafızanızı ve konsantrasyonunuzu güçlendirecek bazı gıdaları veya takviyeleri diyetinize eklemek çok basittir. Sabah bir yumurta, öğle yemeğinden sonra bir bardak yeşil çay, akşam yemeğinde adaçayı soslu spagetti ve gün boyunca çok fazla su. Kendinizi bir dahi gibi hissedeceksiniz.
Hükümet, bu yıl istihdam edeceği 36 bin 215 geçici işçinin maaşlarını belirledi. Yükseköğrenim mezunu geçici işçiye 21.250, lise ve dengi okul mezunlarına 19.275, ilköğretim (ilkokul mezunu veya okur-yazar dahil) mezunlarına 17.275 gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımından elde edilecek tutar maaş olarak ödenecek. Öte yandan, çalıştırılacak geçici işçilerin sözleşme süresi 10 aydan 11 aya çıkarıldı.
Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Geçici Mahiyetteki İşleri Yürütmek Üzere Geçici Personel İstihdamı ve Bu Personele Ödenecek Ücretler Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, 36 bin 215 kişinin, bir mali yılda 11 ayı geçmemek üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4’üncü maddesinin (C) fıkrasına göre, 2010 yılında geçici personel olarak sözleşmeli çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Karar kapsamında istihdam edilecek geçici personel 30 günlük süre içerisinde ilgili kurumlara başvuracak. İstihdam edilecek geçici personele, tahsil dereceleri dikkate alınarak brüt aylık ücret ödenecek. Yükseköğrenim mezunlarına 21.250, lise ve dengi okul mezunlarına 19.275, ilköğretim (ilkokul mezunu veya okur-yazar dahil) mezunlarına 17.275 gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımından elde edilecek tutar maaş olarak ödenecek.
-HARCIRAH ÖDENECEK-
Geçici personelden, belirlenen görevleri yapmak üzere, görevli oldukları memuriyet mahalli dışında görev yapacaklara 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre harcırah ödenecek. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde fiilen görev yapan geçici personel, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin asli personeli gibi iaşe edilecek. Geçici personel, “Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde, Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen usul ve esaslar dahilinde, yiyecek yardımından faydalandırılacak. Geçici personele, belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ücret ödenmeyecek ve sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamayacak. Bu ödemeler, sosyal güvenlik mevzuatına göre kişiden yapılacak kesintiler ile gelir ve damga vergisi dışında herhangi bir kesintiye tabi tutulmayacak.
-MAAŞLAR HER AYIN 15’İNDE ÖDENECEK-
Ödemeler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde yapılacak. Hizmet sözleşmesinin sona erdirilmesi halinde kıst olarak hesaplanan ücret, ayrılma tarihini takip eden ayın başında ödenecek. Geçici personelin çalışma saat ve sürelerinin belirlenmesinde, çalıştıkları kurumdaki Devlet memurları için tespit edilen çalışma saat ve süreleri uygulanacak. Geçici personel, istihdam edildiği sürece dışarıda kazanç getirici başka bir iş yapamayacak. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (C) fıkrasına göre yapılan çalışmaların toplam süresi üzerinden hesaplanarak bu maddedeki esaslara göre iş sonu tazminatı ödenecek.
-TAZMİNAT ÖDEME ŞARTLARI-
Ücretli izin süreleri dahil en az 12 ay fiilen çalışan geçici personelden, Sosyal Güvenlik Kurumu’nca kendilerine yaşlılık veya malullük aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması, ilgilinin ölümü, ilgilinin kendi isteği ile sözleşmeyi feshetmesi veya yenilememesi, hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, çalışılan her bir yıl için, ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı brüt aylık ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenecek. 12 aydan artan süreler için 12 ay için hesaplanan miktardan artan süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılacak.
-HER AY İÇİN AZAMİ 2 GÜN İZİN-
Geçici personele, çalıştıkları her ay için azami 2 gün ücretli izin verilebilecek. Bu izinler toplu olarak da kullandırılabilecek. Geçici personele, resmi tabip raporu ile kanıtlanan hastalıklar için yılda 30 günü geçmemek üzere ücretli hastalık izni verilebilecek. Geçici personele, doğum yapmasından önce 8 hafta ve doğum yaptığı tarihten itibaren 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta süre ile aylıklı izin verilecek. Geçici personel, sosyal güvenlik mevzuatı yönünden 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine tabi olacak.
2010 yılında Adalet Bakanlığı’nda 4 bin, Milli Savunma Bakanlığı’nda 100, İçişleri Bakanlığı’nda 3 bin 500, Maliye Bakanlığı’nda bin, Milli Eğitim Bakanlığı’nda 14 bin, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nda 250, Sağlık Bakanlığı’nda 2 bin 500, Ulaştırma Bakanlığı’nda bin, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nda bin 500, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda 200, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nda 100, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda 50, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda 500, Çevre ve Orman Bakanlığı’nda
2 bin, Yargıtay Başkanlığı’nda 130, Danıştay Başkanlığı’nda 60, Devlet Personel Başkanlığı’nda 15, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nde 800, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nde 10, Üniversitelerde 4 bin 500 olmak üzere toplam 36 bin 215 kişi geçici personel olarak istihdam edilecek.
Bakanlar Kurulunun ''Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Geçici Mahiyetteki İşleri Yürütmek Üzere Geçici Personel İstihdamı ve Bu Personele Ödenecek Ücretler Hakkında Karar'', Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Bakanlar Kurulu kararına göre, 2010 yılı için kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilecek geçici işçi sayısı şöyle:
İstihdam edilecek Kurum Adı kişi sayısı
--------- -----------------
Adalet Bakanlığı 4.000
Milli Savunma Bakanlığı 100
İçişleri Bakanlığı 3.500
Maliye Bakanlığı 1.000
Milli Eğitim Bakanlığı 14.000
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı 250
Sağlık Bakanlığı 2.500
Ulaştırma Bakanlığı 1.000
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 1.500
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 200
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı 100
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 50
Kültür ve Turizm Bakanlığı 500
Çevre ve Orman Bakanlığı 2.000
Yargıtay Başkanlığı 130
Danıştay Başkanlığı 60
Devlet Personel Başkanlığı 15
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü 800
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü 10
Üniversiteler 4.500
TOPLAM 36.215
Karar, kamu kurum ve kuruluşlarındaki geçici mahiyetteki işleri yürütmek üzere azami 36 bin 215 kişinin;, bir mali yılda 11 ayı geçmemek üzere, 2010 yılında geçici personel olarak sözleşmeli çalıştırılmasını düzenliyor.
Söz konusu karar kapsamında istihdam edilecek geçici personelin, 30 günlük süre içerisinde ilgili kurumlara başvurması gerektiği ifade edilen kararda, bu kişilerin kamu haklarından mahrum bulunmaması, askerlikle ilgisi bulunmaması ve görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığının bulunmaması gerekiyor.
Geçici personel, yiyecek yardımından faydalandırılacak. Geçici personele, söz konusu kararda belirtilen ücretler dışında herhangi bir ad altında ücret ödenmeyecek ve sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamayacak.
Geçici personel, istihdam edildiği sürece dışarıda kazanç getirici başka bir iş yapamayacak.
HER AY AZAMİ 2 GÜN ÜCRETLİ İZİN VERİLECEK Karar gereğince istihdam edilecek geçici personele, çalıştıkları her ay için azami 2 gün ücretli izin verilebilecek. Bu izinler toplu olarak da kullandırılabilir.
Geçici personele, resmi tabip raporu ile kanıtlanan hastalıklar için yılda 30 günü geçmemek üzere ücretli hastalık izni verilebilecek.
Geçici personelin isteği üzerine, eşinin doğum yapması, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi, annesinin, babasının, eşinin, çocuğunun veya kardeşinin ölümü halinde ve her olay için 3 gün ücretli mazeret izni verilecek.
GÖREV YERİ Geçici personel, karar ile belirlenen kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatları ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere bağlı ve ilgili kuruluşlarında çalıştırılabilecek.
Bağlı ve ilgili kuruluşlarda görevlendirilen geçici personelin ücretleri görevlendirildikleri kuruluşlar tarafından ödenecek.
Üniversitelere tahsis edilen toplam pozisyonlarda çalıştırılacak geçici personelin sayıları üniversiteler itibarıyla Devlet Personel Başkanlığınca belirlenecek.
Geçici personel öncelikle en son çalıştıkları illerde, bu illerde istihdamlarının mümkün olmaması halinde diğer illerde istihdam edilecek.
Geçici personel, sosyal güvenlik mevzuatı yönünden 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine tabi olacak.
Eğitimin pahalı olduğu ülkemizde, harçlar, konaklama, yemek, ısınma ,eğitim masrafları derken ortaya çok kabarık bir fatura çıkıyor. Bu faturada maddi imkansızlığı bulunan aileleri zor duruma düşürüyor. Geçim derdiyle uğraşmaya çalışırken, birde üstüne böylesine bir yük binince aileler çözümü çocuklarını okula göndermemekte buluyor.
Bir çok öğrenci eğitimine maddi imkansızlıklardan dolayı ya ara veriyor ya da hiç okuyamıyor. Üniversite sınavına girecek öğrenciler bu yüzden sınavı kazanmadan telaşa kapılıyor. İkamet ettiği ilden farklı bir ile okumaya giden öğrencilerin şanslı olanları Devlet yurtlarında kalmayı hak kazanırken, bu şansdan nasiplenemeyenler ise kendini ya özel yurtlara atıyor ya da aynı okulda eğitim gören öğrencilerle ev tutmakta buluyor.
Türkiye’de hayırseverlerin kurduğu kurumlar, maddi imkânsızlıklardan dolayı eğitimine devam edemeyen öğrencilerin eğitimle ilgili eksiklerini bir nebzede olsa gidermeye çalışıyorlar. Kurumlar eğitim süresi boyunca burs alma kriterlerine uygun belli sayıda ki öğrencilere 85 TL ile 400 TL arasında değişen rakamlarda burs ücreti ödüyorlar. Vakıfların verdiği burslar öğrencinin eğitim derecesine göre farklılık gösteriyor. Mesela lise öğrencisi 85 TL ile 150 TL arasında değişen rakamlarda burs alırken üniversite öğrencisinin bursu ise 120 TL’den başlayıp öğrenim gördüğü alana göre 1.500 Dolara kadar aylık burs almaya hak kazanabiliyorlar.
Türkiye'de burs veren kurumlar...
Eymür Kültür Vakfı : Vakıf 130 ODTÜ’lü öğrenciye yılda 10 ay 120 lira burs ödemesi yapıyor. Vakıf bunun dışında özel başarı bursları veriyor. Burs başvuruları Kasım ayında alınıyor ve değerlendirmeler yapılıyor. Bu değerlendirmeler sonucu belirlenen öğrencilere burs bağlanıyor. Vakfın bir diğer kolu olan İstanbul Mezunları Derneği ise 400 öğrenciye 10 aylık 120 lira burs ödemesi yapıyor. Burslarla ilgili detaylı bilgiye vakfın sitesi olan www.eymir.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Vehbi Koç Vakfı : Vakıf, Türkiye’de yılda 8.000 öğrenciye burs veriyor. Aylık üniversite öğrencisine 290 lira burs ödemesi yaparken, meslek lisesi öğrencisine ise 116 lira burs ödemesi yapıyor. Burslar, başvuran adaylar arasında maddi ihtiyaç sıralamasına göre ve yapılacak bir takım mülakatlardan sonra belirlenen öğrencilere veriliyor. Bu mülakatlardan sonra asil ve yedekler diye iki bölüm oluşturuluyor. Eğer ki asilden burs almayan olursa yedeklerde olan öğrencilere veriliyor. Burslarla ilgili detaylı bilgiye vakfın sitesi olan www.vkv.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
TEV : Türkiye Eğitim Vakfı, 8.500 kişiye yurt içinde burs verirken yurt dışında ise 80 kişiye burs veriyor. Üniversite öğrencisine üniversite öğrencisine 290 TL ödeme yapılırken, lise öğrencisine ise aylık 120 TL burs ödemesi yapılıyor. Üstün başarı bursu ise özel olarak seçilen 52 kişiye aylık 900 TL olarak ödeniyor. Üstün başarı bursu ilk 5.000 kişiye 3 aşamalı testlerden geçirildikten sonra veriliyor. Burs başvuruları ise Haziran ve Eylül ayları arasında değerlendiriliyor. Vakfın verdiği burslarla ilgili detaylı bilgiye www.tev.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Anadolu Vakfı : Anadolu Grubu'na bağlı olan Vakıf, 800 öğrenciye 9 aylık 125 TL burs ödemesi yapıyor. Maddi imkanı olmadığını ispatlayan belge, anne ve babası olmayan öğrenciler, mülakatlara girip burs almayı hak kazanıyorlar. Sadece Devlet üniversitelerinde okuyanlara burs veriliyor. Vakfın verdiği burslarla ilgili detaylı bilgiye www.anadolugroup.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Hacı Ömer Sabancı Vakfı : Sabancı Grubu bünyesinde 1974 yılında kurulan Vakıf, kurulduğu yıldan bu yana 33 bin öğrenciye burs veriyor. Vakıf her ay 1.300 öğrenciye 260 TL burs ödemesi yapıyor. Burs müracaatları 15 Eylül ile 15 Ekim tarihleri arasında değerlendiriliyor. Burs verilecek öğrenciler mülakatlar sonucu belirleniyor.
Sabancı Vakfı Bursları başarılı ve maddi desteğe ihtiyacı olan öğrencilere verilmekte olup, karşılıksız ve öğrenciye bir mecburi hizmet ya da geri ödeme yükümlülüğü getirmiyor. Burslar, Ekim-Haziran arasında 9 ay süresince öğrencinin banka hesabına havale ediliyor. Sabancı Vakfı 2009-2010 ders yılından başlayarak uygulamaya koyduğu Sabancı Vakfı-Vista Bursu ile burs programına her yıl 380 yeni öğrenci ekliyor. Vakfın verdiği burslarla ilgili detaylı bilgiye www.sabancivakfi.org adresinden ulaşılabilir.
ÇYDD : Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği olarak faaliyet gösteren dernek
2009-2010 Öğretim döneminde şu ana kadar 23.207 öğrenciye burs bağlanmış.
Dernek üniversite öğrencilerine ayda 125 TL burs ödemesi yaparken, İlköğretim- lise öğrencileri ise ayda 40 TL burs veriyor. Dernek, sadece devlet okullarında okuyan ilköğretim ve lise öğrencilerine burs veriyor. Devlet Üniversitelerinin 1. öğretiminde okuyan üniversite öğrencileri burs almaya hak kazanıyor. Dernek, ekonomik olarak burs ihtiyacını belgelendirebilen öğrencilere burs veriyor. Burs başvuruları yılda 1 kez sadece Eylül ayında kabul ediliyor. Derneğin verdiği burslarla ilgili detaylı bilgiye www.cydd.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Elginkan Vakfı : Elinkan Topluluğu tarafından kurulan vakıf, ilk 2005 yılında üniversite öğrencilerine yönelik burs programını başlatmıştır. Vakıf, burs programı ile İTÜ, ODTÜ, EGE, İÜ ve Boğaziçi Üniversitelerinde lisans düzeyinde öğrenim gören başarılı ve maddi imkanları yetersiz öğrencilere karşılıksız burs vererek eğitime katkıda bulunmayı amaçlıyor. Vakıf, 2009-2010 öğretim yılında toplam 75 öğrenciye, 320 TL aylık olmak üzere 12 ay süreyle burs veriyor. Burslarla ilgili detaylı bilgiye www.elginkanvakfi.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
TED : Türkiye Eğitim Derneği, şu ana kadar toplam 604 öğrenciye burs veriyor. Derneğin burs uygulaması başarılı ve maddi imkanları yetersiz öğrencilerin öğrenimlerine TED okullarında devam etmelerine yönelik. Tam Eğitim Bursu almaya hak kazanan öğrenciler, varsa bölgelerindeki TED okullarında gündüzlü olarak, yoksa pansiyonlu TED okullarında yatılı olarak okutuluyor. Öğrencinin cep harçlığı, servis, yemek , kitap-kırtasiye, kıyafet, yatılı ise pansiyon giderleri dernek tarafından karşılanıyor. TED okullarından Tam Eğitim Bursu ile mezun olan öğrencilerin üniversite boyunca da bursları devam ediyor.
TED burslarına başvurmak için; T.C. vatandaşı olmak, 5, 6, 7, 8, 9. sınıflara devam ediyor olmak,
öğrencinin en son aldığı karne not ortalamasının 85- 100 arasında olması, gelir durumu itibariyle maddi desteğe kesinlikle ihtiyaç duyması, başka kurum veya kuruluşlardan burs, ücret, kredi vb. yardım almıyor olması gerekiyor. Burs başvurusu yapan öğrenciler önce yazılı sınava giriyorlar. Yazılı sınavda başarılı olan öğrenciler mülakata alınıp, mülakat sonucu seçilip burs almaya hak kazanıyor. Burs sınavı 10 Nisan 2010 tarihinde yapılacak. Başvurular ise 4 Ocak 2010 tarihinde başladı ve 5 Mart 2010 tarihinde sona erecek. TED bursu ile ilgili detaylı bilgiye www.ted.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Tefken Vakfı : Eğitim, Sağlık, Kültür, Sanat ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfi, her yıl Türkiye'de öğrenim gören ve maddi desteğe ihtiyaç duyan 180 başarılı lise, üniversite ve lisansüstü öğrencisine karşılıksız eğitim bursu veriyor. Tekfen bursları, sınavla girilen okulların öğrencilerine, sınav sonuçları ve başarı ortalamalarına göre veriliyor. Tekfen bursları ile ilgili bütün işlemler, 2004 yılından bu yana tümüyle internet üzerinden yapılabiliyor.Burslar lise öğrencilerine 150 TL, Üniversitelere 330 TL, Master yapan öğrencilere 330 TL aylık olarak veriliyor.Tekfen bursu ile ilgili detaylı bilgiye www.tekfenburs.org adresinden ulaşabilirsiniz.
Mehmet Zorlu Vakfı : Vakfın temel faaliyet alanı olan, eğitime destek çerçevesinde her eğitim döneminde yüzlerce öğrenciye burs vermektedir. Başarı ve ihtiyaç kriteri gözetilerek seçilen bursiyerler, Ekim-Haziran ayları arasında toplam 9 ay süreyle burs alıyorlar. Vakıf, 2008-2009 eğitim döneminde 1060 öğrenciye burs veriyor. Üniversite burs başvuruları ilgili üniversitelerin burs ofislerinden yapılıyor. Vakfın verdiği burslarla ilgili detaylı bilgiye www.mzv.org.tr adersinden ulaşabilirsiniz.
Hüsnü Özyeğin Vakfı : 1990 yılından bu yana yaklaşık 10.000 öğrenciye burs veren Vakıf, 2.000’in üzerinde üniversite öğrencisinin eğitimine de destek olmuş. 2008 – 2009 eğitim yılında ise 636 üniversite öğrencisine destek veriyor. Burs başvuruları 15 Eylül-15 Ekim tarihleri arasında yapılırken, burs ödemeleri 9 ay süreyle – Ekim ve Haziran ayları arasında yapılıyor. Ekim ayında burs ile birlikte 1 defaya mahsus kitap yardımında bulunan Vakıf, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında burs ödemesi yapmıyor. Vakfın 2008 - 2009 eğitim/öğretim yılında aylık 240 YTL ve aylık 190 YTL olarak iki farklı burs miktarı bulunuyor. Vakfın burslarıyla ilgili detaylı bilgiye www.husnuozyeginvakfi.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
ALEV : Alarko Eğitim ve Kültür Vakfı, eğitim çağındaki başarılı ve kabiliyetli gençlerin yetişmesi için her yıl karşılıksız burslar veriyor. Vakıf belli üniversite ve bölümlerde okuyan öğrencilere burs veriyor. Vakıf öğrencilerine aylık 2009-2010 öğretim dönemi için 190 TL burs veriyor. Ayrıca Endüstri Meslek Liselerinin ve Teknik Liselerin belli bölümlerinde öğrenim gören 25 öğrenciye aylık 85 TL burs ödemesi yapıyor. Vakffın verdiği burslarla ilgili detaylı bilgiye www.alarko.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Akkanat Eğitim ve Sağlık Vakfı : Akkanat Holding bünyesinde kurulan ve bu güne dek 4.000'in üzerinde üniversite öğrencisine karşılıksız burs sağlayan Vakıf, her yıl yaklaşık 500 öğrenciyi desteklemeyi sürdürüyor ve burs verdiği öğrencilerin başarılarını da yakından takip ediyor. Vakfın verdiği burslarla ilgili detaylı bilgiye www.akkanatholding.com adresinden ulaşbilirsiniz.
Kibar Eğitim Ve Sosyal Yardım Vakfı : İlk, orta, yüksek ve lisans üstü eğitim düzeylerinde okuyan, araştırma ve inceleme yapan yetenekli, maddi olanaktan yoksun çocuklara ve gençlere, burs veriyor. Vakıf toplamda 60 öğrenciye burs veriyor. Üniversite öğrencilerine 12 aylık 85 TL burs verirken, İlköğretim öğrencilerine 75 TL burs veriyor.Burs başvuruları Eylül ayında yaplıyor. Vakfın verdiği burslarla ilgili detaylı bilgiye www.kibarholding.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
İstanbul Ticaret Odası Bursu : Oda tarafından 1952 yılından bu yana her yıl artan sayıda karşılıksız burs veriliyor. Bugüne kadar burs imkanı sağlanan üniversite öğrenci sayısı 16.000’in üzerinde.
Yükseköğrenim (lisans) Bursları : ÖSYM tarafından %100 burslu olarak yerleştirilen yükseköğrenim (lisans) öğrencileri ile vakıf üniversitelerinin belli fakültelerinde %100 şehit bursu ile eğitim ve öğrenim gören öğrencilere verilir. Başvurular 1 Ekim – 26 Kasım tarihleri arasında alınıyor. Yüksek Lisans Bursları : Odanın çalışma alanında bulunan devlet üniversitelerinin belli bölümlerinde okuyan öğrencilere veriliyor. Başvurular 1 Ekim – 26 Kasım tarihleri arasında alınıyor.
Doktora Bursu : Türkiye içinde veya Yurtdışında öğrenim veren yükseköğretim kurumlarında doktora yapan öğrencilere veriliyor.Lisans ve Yükseklisans bitirme genel not ortalamasının 4 üzerinden 3 veya 100 üzerinden en az 75 olması gerekiyor. 1 ekim 26 kasım tarihleri arasında başvurular alınıyor. Vakfın verdiği burslarla ilgili detaylı bilgiye www.ito.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
TÜBİTAK : Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Vakfı, Türkiye’nin ihtiyacı olan alanlarda bilim insanı yetişmesini yarışma, burs ve eğitim programları aracılığı ile yönlendirmek ve teşvik etmek, bilim insanlarına destek vermek, toplumda bilim ve teknoloji kültürünün oluşmasına yardımcı olmak için faaliyet gösteriyor.
Üniversite Lisans Burs Programı : Program kapsamında; 2009 yılı ÖSS sonucunda yapılan sıralamada, sayısal ağırlıklı puan türünde, belli bölümlerde ve belli başarı sıralamasına giren 263 öğrenciye, Uluslararası Bilim Olimpiyatları takımlarında yer alan 14 öğrenciye, Uluslararası Proje Yarışması’nda dereceye giren 2 kişi de dahil olmak üzere toplam 279 öğrenciye lisans bursu veriliyor. Bursiyerlere aylık 500 TL burs bağlanıyor. Başvurular Eylül ayında değerlendiriliyor.
Yurt İçi Yüksek Lisans ve Yurt İçi Doktora Burs Programı : Program kapsamında; üniversitelerin belli bölümlerinde lisansüstü çalışmalar yapan üstün başarılı öğrencilere burs veriliyor. 2009 sonu itibarıyla bursiyerliği devam eden 2.953 Yurt İçi Yüksek Lisans ve 1.988 Yurt İçi Doktora bursiyeri olmak üzere toplam 4.941 lisansüstü bursiyer bulunuyor. Normal bursiyerlik başvuruları 15-21 Ekim tarihleri arasında tek dönem halinde; doğrudan bursiyerlik başvuruları ise 4 - 17 Mart / 30 Eylül-14 Ekim iki dönem halinde www.ebideb.tubitak.gov.tr adresinden online olarak alınıyor.
Burs Miktarı : Yurt İçi Yüksek Lisans Bursu’ndan başka burs, kredi, ücret, maaş, ticari kazanç vb. düzenli geliri olmayanlar için 1.250TL/ay, başka bir burs ya da desteği olanlar için 300TL/aylık olarak veriliyor.
Yurt Dışı Doktora Burs Programı : Program kapsamında; üniversite mezunlarının yurt dışında doktora yapmalarına destek olmak üzere, belli bölümde okuyan öğrencilere burs veriliyor.
2009 yılı içerisinde program kapsamındaki bursiyer sayısı 110’nu bulmuş. Başvurular 4 Ocak-31 Mart tarihleri arasında www.bideb.tubitak.gov.tr üzerinden online olarak alınacaktır. Aylık yaşam gideri, öğrenim harçları ve sağlık sigortası da dâhil olmak üzere toplam burs miktarı en çok 35.000 ABD Dolar. Aylık yaşam gideri en çok (1.500 ABD Doları) üçer aylık dönemler halinde ödeniyor. Gidiş-dönüş yol giderleri TÜBİTAK tarafından karşılanıyor.
Yurt Dışı Araştırma Burs Programı : Programa 2009 yılı içinde 235 aday başvurmuş ve 142 adaya destek verilmiştir. 2009 yılı içerisinde program kapsamındaki bursiyer sayısı 487’dir. Başvurular www.ebideb.tubitak.gov.tr üzerinden online olarak alınacaktır. 1. dönemin son başvuru tarihi 26 Şubat ve 2. dönemin son başvuru tarihi 24 Eylül’dür. Aylık burs miktarı Avrupa ülkeleri için en fazla 1400 Avro, diğer ülkeler için en çok 1500 Amerikan doları olup, araştırmanın yapılacağı yöredeki yaşam giderleri göz önünde bulundurularak saptanır.
Son Sınıf Lisans Öğrencileri İçin Yurt İçi Lisansüstü Programı : 2006 yılında ilk kez uygulamaya konulan bu program kapsamında, üniversitelerin belli alanlarında lisans öğrenimlerinin son sınıfında olup da mezun olacakları yılı takip eden eğitim döneminde bu alanlardan birinde tezli yüksek lisans veya lisans sonrası doktora programına başlayacak öğrencilere burs veriliyor. Başvurular 19-25 Mart tarihleri arasında www.ebideb.tubitak.gov.tr üzerinden online olarak alınıyor.
Aylık burs miktarı, bu programdan alınan burstan başka burs, kredi, ücret, maaş, ticari kazanç vb düzenli geliri olmayan yüksek lisans öğrencileri için 1.250 TL/ay, olanlar için 300 TL/ay’dır. Doktora öğrencileri için bu miktarlar 1.500 TL/ay ve 400 TL/ay’dır. Doktora bursiyerlerine ayrıca yılda iki kez (Mart ve Temmuz burslarıyla birlikte) 400 TL ek destek veriliyor.
Yurt Dışı Yüksek Lisans Burs Programı : 2008 yılında toplam 12 kişi desteklenmiş; 10 kişi bu program kapsamında yurt dışında yüksek lisans eğitimlerine başlamıştır. 2009 yılında ise toplam 6 kişi desteklenmiştir. Bu programla ülkemizin uzay bilim ve teknolojileri alanında ihtiyaç duyulan nitelikli insan gücünün yetiştirilmesine katkı sağlamak hedeflenmektedir.Başvurular 7 Aralık 2009 - 26 Şubat 2010 tarihleri arasında www.ebideb.tubitak.gov.tr üzerinden online olarak alınıyor. Aylık yaşam ve kırtasiye gideri dahil olmak üzere, aylık burs miktarı 1.500 ABD Dolarıdır.
2010yılındaiki defa toplanacakG-20 zirvesiilk olarak HaziranayındaKanada-Toronto’da,ikinci kezise Kasım ayındaGüney Kore’nin başkenti Seul’deyapılacak
G 20Üyeleri:
Türkiye,ABD,Hindistan,Japonya,Brezilya,Rusya, Almanya, Arjantin, Fransa, Suudi Arabistan,Meksika, GüneyAfrika,BirleşikKrallık,GüneyKore, İtalya,Çin, Kanada,Avustralya, EndonezyaveAvrupaBirliği Dönem Başkanı ve Avrupa MerkezBankası Başkanı.
Lizbonanlaşması çerçevesinde iki yeni makam oluşturuldu. Avrupa Konseyi Başkanlığı'na Belçika Başbakanı Herman von Rompuy, dışpolitika temsilciliğine de TicarettenSo- rumlu Komisyon üyesi CatherineAshtongetirildi.
Lizbon Anlaşması
AvrupaBirliği Dönem Başkanlığı2010yılınınilkaltı
ayındaİspanya,ikinci altı ayında ise Belçika’ya verildi.
2010Avrupa BirliğiDö- nem Başkanlığı
İspanya
Belçika
Avrupa KonseyitarihindeilkkezbirTürk Parlamenter, Av- rupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanlık görevineseçildi.AvrupaKonseyiParlementerMecli- si BaşkanıAKPartiAntalyamilletvekiliMevlütÇavuşoğlu' dur.
Listeyi ilk kez bir bakanın elinde gördüm. Enerji Bakanı Taner Yıldız, bir sohbet esnasında, dörde katladığı kâğıdı açarak “Bakın bir büyükelçimizin yazdığı şu esprili notu sizinle paylaşmak istiyorum” dedi. Bakanın elindeki 30 maddelik “Halilname”, renkli kişiliğiyle tanınan Moskova Büyükelçisi Halil Akıncı tarafından kaleme alınmış 30 maddelik bir liste. Türkler için ‘Murphy Kanunları’. Listeyi okuyunca gül gül öldüm; ancak büyükelçinin hazırladığı zihni sinir esprilerde inceden inceye bir ‘sistem eleştirisi’ de yok değil. Akıncı’yı arayıp bu muzip not için tebrik ettim. “Ben Ulalıyım. Sakın Murphy Kanunları gibi İngiliz mizahı sanmayın. Bu Ula mizahıdır” dedi. İşte bürokrasi ve devlette başarılı olmak isteyenlerin uyması gereken kurallardan bazıları!
DEVLETTE YÜKSELMENİN KURALLARI
- Yalakalık yap denize at; bir gün işine yarar.
- En büyük hazinen cehaletindir. İyi koru.
- Kabiliyetinin cehaletini aşmasına izin verme.
- Zekâ bilgi ve balık yemekle değil, rütbeyle artar.
- Asla somut öneride bulunma.
- Fikir öğreterek düşünce suçu işleme.
- Asla karar verme, aleyhinde olabilir.
- Başkasına yaptırabileceğini kendin yapma.
- Unutma! Görevin iş yapmak değil yükselmektir.
- Başarı her zaman sana aittir, devredilemez. Başarısızlığın devri ise esastır.
- Soru bilgi almak için değil, otoriteyi göstermek için sorulur.
- Danışma ise alınan yanlış kararı onaylamak amacıyla yapılır.
- Yarını düşünmekle vakit kaybetme, nasılsa birileri düşünür.
- Demokrasinin en mükemmeli, hiyerarşik olanıdır.